Meczup | YavBah |

Meczup | YavBah |

  • WpView
    Reads 5,936
  • WpVote
    Votes 648
  • WpPart
    Parts 6
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Jan 26, 2019
Bir sihir parıltısı, karanlığın mavi tonunda kıvrıla kıvrıla ilerliyordu. Ulaştığı bedene carptığında vücut titredi, geri çekildi. Kapalı gözleri aralandı, ruhunda hissetti sihri. Küçük çekik, kahverenginin hardal gibi gözleri etrafı incelerken bir uluma duyuldu. Ayın, gece mavisine karşı açtığı savaşı yenip bedenin üstüne gelen ışıklar ile önüne baktı. Kuru toprak yeri; o toprağı yarıp çatlaklardan çıkan ağaç kökleri, gövdeleri etrafını sarmıştı. Gökyüzüne baktığında ağaçların dalları, yaprakları, mavi ve dolunay... Mavi karanalığı bölen o büyük beyaz yuvarlak gözlerinin içine doğuyordu. O ışıltıyı bölen bir karartı, süzüldü gökyüzünde. İndi, indi. İnce bedenin etrafında döndü. Altın sarısı tüylerinin kapladığı iki kanatı açtı. Tekrar yükseldi. Gecenin mavisinde, ayın beyazlığında, sapsarı tüyleri olan kargaya baktı Aidan*. Kalbine sızan o sihri umursamadı ilk defa ona bakarken. Gözleri irice açıldı, dudakları büzüldü... Kalp, bir gemidir; okyanusta. Rüzgar sihirdir. Ya tersten eser karartır kalbi ya yolunu bulamı sağlayan bir yel olur huzur doldurur kalbi... & ✒️Habiş ✒️ Ceyda ✒️ Tebessüm ✒️
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor)
  • FIRTINA ZAMANI
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Kanlı Lordun Gelini
  • KIZIL GECE
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ(canavarların şafağı)+18

​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines