Story cover for EFSUN by nurtee
EFSUN
  • WpView
    MGA BUMASA 2,004
  • WpVote
    Mga Boto 227
  • WpPart
    Mga Parte 21
  • WpView
    MGA BUMASA 2,004
  • WpVote
    Mga Boto 227
  • WpPart
    Mga Parte 21
Ongoing, Unang na-publish Jul 18, 2018
Efsun..
İsmimi kendim söylediğimde bile büyüleniyorum..
Kalbimin anahtarını tutan kişi söylediğinde nasıl bir etki yaratır düşünmesi bile tüylerimi diken diken ediyor..
Evet adım Efsun ama hayatım hiç de adım gibi büyüleyici değil. Kendimi boğulmuş,kaybolmuş hissediyorum. Yorgunum en ufak hareketlilik gözlerimi kapatmama neden oluyor, uykuya itiyor beni..
Dertlerim ağır geliyor ,paylaşmaya ihtiyacım var.
Dayımlar paylaşmak istedi ,destek oldu, dinledi ama duymadılar beni!
Beni duyabilecek birilerine ihtiyacım var hemen! Bu sessizlik ve yalnızlık beni daha çok çekiyor karanlığa..
Hemen beni duyacak birine ihtiyacım var!


"Yorumlarınızı esirgemeyiin ilk bölümler Efsun ağırlıklı asıl atraksiyon 5. bölümden itibaren başlıyor :))  yorumlarla eksiklerimi görebilirim fikirlerinizi de verebilirsiniz hikayeme hoş geldiniiz sayfaları çevirmeye başlayııın keyifli okumalar "
All Rights Reserved
Sign up to add EFSUN to your library and receive updates
o
#864ayrılık
Mga Alituntunin ng Nilalaman
Magugustuhan mo rin ang
AZE ni kelebekleroldu1
40 parte Ongoing
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
Magugustuhan mo rin ang
Slide 1 of 9
AZE cover
MEHİR(Gerçek Ailem) cover
BALIM (gerçek ailem)  cover
HIRÇIN DALGA cover
NEVBAHAR cover
BALLICA MAHALLESİ cover
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text cover
Divane •Text• cover
ASENA cover

AZE

40 parte Ongoing

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.