Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar. Ya bi' insan bir yolculuğa çıkar ya da şehire bir yabancı gelir. Öyle demişti değil mi yazar? Öyle değildi. En azından bizim hikayemiz öyle değildi. Bizim hikayemizde şehire gelen yabancı yok ya da yolculuğa çıkan biri de yok. İkimiz de aynı şehirdeydik. Ara ara birbirimizin isimlerini başkalarından duyuyorduk. Farkında olmadan ise aynı yerde oluyorduk ama gözlerimiz birbirine değmiyor, birbirimizle konuşmuyorduk. Kader ağlarını işte o zaman örmeye başlamıştı. Bizim hikayemiz mektuplarla başladı. Benim Demirhan'a yazdığım ve onu hayatta tutacak mektuplarla. Kim bilir, böyle başlayan bu hikayede ikimiz de mutlu olurduk. Belki mutlu bir hikayemiz olur... Ya da olmazdı...
Plus d’Infos