Duvar
  • WpView
    Reads 3,010
  • WpVote
    Votes 128
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 25, 2014
İnsan hep paranoyak bir canlıydı. Yaratılışından dolayı her zaman kendini tehlikede hissetti. Güvende olmak içinse hep yaptırımlar uyguladı. İdam etti, hapsetti, tecrit etti ve bir şekilde kendinden uzaklaştırdı. Teknoloji geliştikçe uyguladığı yöntemler değişti. Suçluları hapsetmek yeterli bir çözüm değildi artık. Bir şey yapmak gerekiyordu. Suçluları suç işlemeden önce tespit edip tecrit edecek bir şey. Bir genetik mühendisi insanların genlerine bakıp onları sınıflandırmayı önerdi. Böylece suça yatkınlıkları olanlar fark edilebilecek ve topluma zarar vermeden uzaklaştırılabileceklerdi. Çoğunluk bu fikri çok sevdi. Sonunda gece kapılarını kat kat kitlemeden uyuyabileceklerdi. Büyük bir oy çoğunluğu ile kabul edildi. Ya potansiyel suçlular, onlara ne olacaktı? Onları hapsetmek mantıklı olmazdı. Çünkü daha suç işlememişlerdi. Ama toplumun içinde yaşamalarına da izin verilemezdi çünkü bir gün suç işleyebilirlerdi. Ve böylece suçlularla suçsuzları ayıran duvar ortaya çıktı. Duvarın dışında ki maceralar ve sıradışı karakterlerle ilginç bir hikaye sizi bekliyor.
All Rights Reserved
#1
post-apokaliptik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • DUHUL
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • Vortaris
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • YAPAY KALP +21
  • Albay Kızı
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • On Üçüncü Pay

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines