Bulutların Üzerinde

Bulutların Üzerinde

  • WpView
    Leituras 169
  • WpVote
    Votos 36
  • WpPart
    Capítulos 4
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização seg, ago 6, 2018
Mayıs'ın Amerika'daki son günleriydi, okul bitmişti, bir yandan mezuniyet sergisi için çok heyecanlıydı, iki tablosu arasında kararsız kalmıştı hangisini seçeceğini düşünüyordu. "Uçurumun Kenarındaki Kırmızı Elbiseli Kadın" bu tablo bir tesadüfün ve aşkın başlangıcı olacaktı. Mayıs çok kırılgandı ve kırılmaktan çok korkuyordu. Ali'ye karşı koymak çok zor olacaktı. Başta soğuk ve itici bulduğu o adam ona iki gün boyunca eşlik edecekti. Hele sergi gecesi olanlar sanırım herkesin başına gelmezdi :) Ailesi ise son iki gündür telefonlarına cevap vermiyordu. Cevapsız sorular ve endişelerle döndüğü İstanbul'da onu çok büyük sürprizler bekliyordu, hiçbir şey eskisi gibi değildi. Bir de yalanlar vardı ve onların da ortaya çıkmak gibi bir huyu. Peki Mayıs ve Ali tam olarak bu hikayenin neresindeydi?
Todos os Direitos Reservados
#435
depresyon
WpChevronRight
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo