2. ŞANS
  • WpView
    Reads 76
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Aug 1, 2018
Hastanenin kendine has kokusu eşliğinde yeni bir güne gözlerimi açtım. Bugün de ışın tedavisi ile zaman öldürüp sabah olmasını bekleyecektim. İki yıldır bu hastanede tutsak gibi yaşamaya çalışıyorum. Akciğer kanseriyim ve evet öleceğim. Bir insan sonunu bile bile neden çabalar ki? Bu soruyu defalarca kendime sormama rağmen kayda değer bir cevap alamamam ise içler acısı bir durum. Fakat daha da içler acısı olan bir durum varsa o da bir ay sonra yeni yıla girme planlarına beni de dahil eden ebeveynlerim. Oysaki yılbaşını bırak iki hafta sonrayı bile göremeyeceğim bir gerçek. Gel de bunu Bay ve Bayan Wheather'a anlat. O kadar inatçılar ki.. 21 yasında ve 1.75 boyunda olmama rağmen kilom 35. Vücudum da tek bir tüy bile kalmadı. Göz altların bir zombiyi andırıyor. Babam ise hala iyileşeceğime olan inancını kaybetmiyor. Bunu nasıl başarıyorlar bilmiyorum. Oysa ki ben durumu beş ay öncesinden kabullendim. Basit bişey aslında ölmek. Veya basit görünümlü bir labirent. Bilemiyorum. Aslında oldukça karışık. Her neyse ölmekten bahsetmek yeterli bence değil mi? Hadi birazda hayatta yarım kalacak ve hiç gerçekleşmeyen planlardan bahsedelim. Bir sevgili, bir okul, geleceğe dair hayaller, hedefler... Ah hadi ama Rose Wheather'ın hayatında olmayan şeylerden neden bahsedelim ki. Dostum kelimenin tam anlamıyla berbat bir asosyal rahibeyim. Hayatıma dair pişmanlıklarım var mı?... Tabii ki de var. Gözde ve inek öğrenci olmak yerine okulun popüler sürtüğü olmalıydım. Veya pantolonun ardına saklanmak yerine harika bacaklarımı millete sergilemeliydim. Ne bekliyordum ki.. Hiç pişman olmayacağımı mı. Tam bir saçmalık. Eğer tüm bunlar için ikinci bir sansım olsaydı bu hayatı yaşıyor olmazdım. Gerçekten böyle olmazdım.
All Rights Reserved
#145
kanser
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Sirayet|Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Mafyaymısmıs
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines