Nefes Bile Almadan
  • Bacaan 531,595
  • Undian 19,809
  • Bahagian 46
  • Bacaan 531,595
  • Undian 19,809
  • Bahagian 46
Cerita lengkap, Pertama kali diterbitkan Apr 30, 2014
***

"Ayrılan sendin."

Bu sefer düşünmeden cevaplama sırası bendeydi. "Daha öncekilerde de bendim."

"Her neyse. Beni hiçbir şekilde ilgilendirmez. Acından..." dalga geçer gibi bir ses tonuyla söylemişti bu kelimeyi "...bahsettiğim için kusura bakma."

Birkaç saniye sessiz kalmıştık. Sessizlik içimi yiyordu ve o kızla olan yakınlaşması... Hayır, dayanamayacaktım. Sormak, laf dokundurmak zorundaydım. Sanki hakkımmış gibi... "Ben de biraz evvel ilgilendiğin kızla dans edersin diye düşünüyordum."

Bir kaşı yukarı kalkmıştı ama dudakları da kıvrılmıştı. Hatta, kendini gülmemek için zor tutuyor gibiydi. Komik bir şey mi söylemiştim?

"Eğer onu dansa kaldırmasalardı onunla ederdim."

Bana şu cevabı vermek yerine yumruk atsaydı, bundan daha az bir etki yaratırdı. Bir anda kızı masasında gördüm. Daha fazla aşağılanmaya dayanamayacaktım. Elini bıraktım aceleyle, diğer elimi de omzundan çektim. Şaşkınlıkla bana bakarken gözlerinin içine baktım ve onu daha fazla merakta bırakmadım. "Kendisi şu an boşta. Kaldırabilirsin." dedim ve hızlı hızlı pistin dışına yürümeye başladım. Ama çok geçmeden bileğimden yakaladı ve tüm vücudumun, elektrik çarpmış gibi titremesine neden oldu.

"Ama şu an seninle dans ediyorum ve pişman değilim."

***

Kader, bir defterde yazılı olsa, hiç korkmadan o sayfaları kopartabilecek cesarette olan Rüzgar, cesaretini sadece Eylül'ün aşkında bulamıyor. Eylül'ün gözlerine bakarken, altına işemiş bir çocuk gibi korkak ve çaresiz. Aşk cesaretini bulamayışının tek sebebi yıllarca bu duyguya inanmayışı değil. Bunun gerçek sebebi yıllar öncesinde gizli. Eylül'se bunu bilmiyor ve çaresizce 'Neden' sorusunun cevabını arıyor. Bulabilmekse, hemen hemen zamanı geriye döndürebilmek kadar güç.
Hak Cipta Terpelihara
Jadual kandungan
Daftar untuk menambahkan Nefes Bile Almadan pada pustaka anda dan menerima kemas kini
atau
#39wattromantik
Garis Panduan Isi
You may also like
SÖNEN KİBRİTİN KÜLLERİ oleh zeynepsnmzsyy
5 bahagian Sedang Ditulis
Albay Özçelik'in ortanca çocuğu olan Devrim Özçelik, Millî İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) en parlak ajanlarından biriydi. Çocukluğundan bu yana bir ülkeyi benimsemişti: önce vatanını, sonra bayrağını ve nihayet sevdiklerini korumak için yaşıyordu. Onun için her şey bu temel üzerine inşa edilmişti. Hayatı boyunca bildiği şeyler sınırlıydı, ama netti: Koruma içgüdüsü. Sevdiğin insanları korursun, güvenmediklerinden korunursun ve sevdiğin insanlar tarafından korunmayı hak edersin. Ona göre hayat, matematik kadar basitti: İki artı iki dört ederdi. Ta ki... Hayatı, yeni kurulan teşkilat ekibiyle kesişen kadar. Bu ekibin bir parçası olmak, onun için sadece bir görev değil, bir dönüm noktasıydı. Bazılarını tanısa da yenileri ile tanışmak, bugüne kadar üzerine inşa ettiği doğrularını sorgulamasına neden oldu. Ve bu sorgulamalar, onu hiç beklemediği bir gerçekle yüzleştirdi: Sevmenin, korumaktan çok daha fazlasını olduğu. Bu gerçeği ona öğreten, derin yaralarını saklamaya çalışan bir kadındı. Kadının bakışları, içindeki fırtınaları ve geçmişin izlerini yansıtıyordu. Devrim, o kadını sevdi; geçmişin tüm yüküne rağmen hem de . Ve kadın da onu sevdi; onun sert kabuğunun altındaki o sessiz, koruyucu ruhu bilerek. Hayat, onları birbirine bağlayan bir kader ipi gibi kırmızı bir bağla düğümlendi. Onlar bu ipi çözmeye, özgürleşmeye çalıştıkça, ip daha da kördüğüm oldu. Kördüğümü çözmek için çabalamak yerine artık yapılacak tek bir şey kalmıştı: İpe sıkı sıkıya tutunmak ve birbirine bağlanmak. Çünkü bu bağ, sadece geçmişin yaralarını değil, geleceğin umutlarını da taşıyordu. Devrim Özçelik artık sadece korumak için yaşamıyordu. Şimdi, sevmek ve sevilmek için de mücadele edecekti..
Sevmek Bana Yasak oleh RumeysaGulhan
57 bahagian Cerita lengkap
Ellerimi ve gözlerimi bağlamışlardı. Nerede olduğum hakkında hiçbir fikrim yoktu. Hiçbir ses yoktu. Ülkeme gelir gelmez tam arabama binecektim ki bir el arkamdan boynuma sarılmıştı. Kendime geldiğimde gözlerim kapalı bir hâlde öylece oturduğumu anlamıştım. Neredeyse bir gündür aç ve susuzdum. Bana kim neden bunu yapmıştı bilmiyordum. Kim benden böylesine nefret ediyordu? Ben kimseyle düşman değildim. Kim neden beni kaçırıp aç bırakmak isterdi ki? Midemin yanmasına içimden bir küfür ettim. Belki de beni öldüreceklerdi... Korku bir gündür bedenimde geziniyordu. Hiç iyi değildim. Bir ses bile duyamamak beni delirtmek üzereydi. Ta ki duyduğum adım seslerine kadar... Güçsüz hissetsem de elimden geldiği kadar çırpınmaya çalıştım. "Kimsiniz?" Diye bağırdım. "Hey, cevap ver!" Ayak sesleri çok yakınımda durdu. Aniden gözlerime bağladıkları kumaşı sertçe çekti ve yere attı. Siyah ayakkabıları görüş alanıma girdi. Hızla başımı kaldırıp yüzüne baktım. Gözlerimi kıstım, ben bu adamı tanımıyordum ki... "Neden buradayım? Siz kimsiniz?" Korkuyla titriyordum... Esmer adam yüzüme doğru eğildi. "Ben Zorbey Akıncı!" Nefretle kulağıma fısıldamasıyla tüylerim ürperdi. "Cehennemine hoş geldin Bige Maral!" -- *Tüm hakları saklıdır! *Kitabımın, karakterlerimin ve kurgumun çalınması durumunda avukatımla yasal işlemleri başlatacağız.
MÂHPARE oleh msaslann
37 bahagian Cerita lengkap
"Çok mu seviyorsun?" diye sordu Arslan dayanamayarak. Ahsen ise usulca salladı kafasını. "Tamam, gel o zaman." Elini bırakıp Ahsenin korkuyla yere bıraktığı bisiklete yöneldi. Bisikleti kaldırdığında aklından geçenden emin olamadı. Bu bisiklet ikisini de kaldırır mıydı bilemiyordu. Fakat denemeden bilemezdi. "Arslan abi?" diye sordu küçük kız şaşkınlıkla. Arslan yakışıklı yüzüyle Ahsene baktıktan sonra önündeki kısma vurdu iki kere. "Bisiklet bisiklet demiyor muydun? Atla hadi!" Arslan Ahsenin kıpırdamadan durduğu yerde kendisine bakarken ki yüz ifadesine gülmeden edemedi. Ardından hemen konuştu. "Hadi mâhpare..." tehdit edercesine devam etti. "Beklemem bak!" Yeşil gözleri hemen açıldıktan sonra vakit kaybetmeden daha doğrusu Arslan abisi fikrini değiştirmeden hareketlendi küçük kız. Arslanın da yardımı ile oturdu önüne. "Mahpare mi?" dedi tam olarak telaffuz bile edemezken. "Hoşuna gitmedi mi?" diye sordu Arslan henüz hareket etmeden. Buna karşılık kafasını salladı hızla Ahsen. "Ne demek ki?" "Ay parçası..." dedi gözleri küçük kızın yeşillerine birkaç saniye takılırken. Ardından hemen toparladı kendisini. "Şimdi?" dedi sorunun cevabını yeniden almak ister gibi. "Şimdi hoşuna gitti mi?" Kocaman gülümsedi Ahsen. Saçlarından yayılan kokunun farkında olmadan bir kez daha salladı kafasını. "Hı hı.." ardından o da yeşillerini kahveleriyle buluşturdu. "Çok güzel." © Tüm Hakları Saklıdır kopyalanamaz, alıntı yapılamaz, başka yerlerde kullanılamaz. Mâhpare adıyla yazılmış wattpad üzerindeki ilk hikayedir.
You may also like
Slide 1 of 19
Boşanma Sendromu Nasıl Atlatılır?  cover
CEHENNEM YILDIZI cover
KARTAL BEY cover
BENİM YAZGI'M  cover
Asker Falan İşte /texting/  cover
KARA MURAT | Mahalle Serisi cover
SÖNEN KİBRİTİN KÜLLERİ cover
Mafya                                     ( birinci kitap) cover
Rus mafyası / Yarı Texting  cover
🥀MÜREKKEBİMİN SESİ🥀(Tamamlandı) cover
MAFYA KORUMASI  cover
UZAKLARDA cover
Aşktan Yalanlar cover
Sevmek Bana Yasak cover
Nefha cover
BİR AŞK HİKAYESİ cover
GÜN TABAĞI | TEXTİNG cover
GURUR SAVAŞI Güzel Seven Kadınlar Serisi 2 (Bitti) cover
MÂHPARE cover

Boşanma Sendromu Nasıl Atlatılır?

41 bahagian Cerita lengkap

Neva öğretmen olan genç bir kadındır. Aşık olarak evlendiği adamın kendini aldatması üzerine bir boşanma olayı yaşar. Üstelik kocasının Neva'dan ayrılmasına neden olan hayatlarını etkileyen bir hastalığı vardır. Bunca umutsuzluk içinde Neva bir daha aşık olur mu dersiniz? Onun kalbini çalacak kadar inatçı biri var mı bu dünyada? "Seni tüm bu karmaşadan kurtaracak biri mutlaka vardır." ©Tüm Hakları Saklıdır. -2017-