Story cover for AV by MercerQ
AV
  • WpView
    Membaca 384
  • WpVote
    Vote 6
  • WpPart
    Bab 4
  • WpView
    Membaca 384
  • WpVote
    Vote 6
  • WpPart
    Bab 4
Bersambung, Awal publikasi Jul 31, 2018
Parçalandığında sarılabileceğin tek kol kendinki.
Diğerleri önce acır sana, bir kez daha parçalanırsın.
Elde var iki, nerene neyine paylaşırsın ki acını?
Duvarların dili yok, kahve içtiğin kupalarında ağzı lekeli.
İnsanların hem dili hem ağzı var, ama kapanmıyor.
Hiç kapanmıyor, sana konuşuyorlar duyuyorsun.
Sana konuşuyorlar duymuyorsun, duymak istemiyorsun.
Tıkasan bu sefer kalbine çekilen silahları duyamıyorsun.

En derinden batıyor buz kesikleri. Soğuk ve keskin.
Sevgiyle aşkla yanan kalbini buz kesti yetmedi kırık dökük.
Yere düşen her parça gözlerinden, 
Buz tutmuş hayallerinden..
Ne zaman o parçalar yere düşer, o zaman hayal kırıkları,
Hayat kırıklığına dönüşür. 
Eskisi gibi olamaz, olamazsın. Yüzleşemezsin yenilirsin.
Teslim tek çaredir, yani öyle sanırsın. 

Lakin gözden kaçırdığını bir şey fark edersin. 
Hala batıyor derinden. 
Hala duvarlar sessiz, kupaların ağzı kahve lekeli.
Konuşuyorlar; sana, başkasına, başkalarına.
Duyuyorsun; söylenenleri, söylenmeyenleri, söylenmek istenenleri..
Öğreniyorsun; hayat denilen kırıklıkları,
Ve öğrenmek istemeyeceğin dil kuklalarını.

Sözleri, yeminleri. 
Omuzların dik kalbin kırık dökük. Dik durdukça batıyor.
Çeneni kapatıyorsun, pusuda yatan bir savaşçı gibi.
Ne kadar az dil kuklası o kadar küçük beklentiler.
Gülmüyorsun, gülüşünü bile ele geçirmek isteyenlere karşı.
Sadece susuyor ve silahını en yakınında tutuyorsun.
Tutuyorsun, yalnız onu. Kimin elini tutsan,
Gün gelip boynundan pençeleriyle tutulacağını biliyorsun.
Tek kişilik bu savaşta bir başkası için gard indirilmeyeceğini.
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
Daftar untuk menambahkan AV ke perpustakaan Anda dan menerima pembaruan
atau
#97ihtiras
Panduan Muatan
anda mungkin juga menyukai
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  oleh ozanakbabaxz
46 bab Bersambung
​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.
anda mungkin juga menyukai
Slide 1 of 10
𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄  cover
Mardin'de Bir Sır cover
Hata cover
ÂFİTAP cover
5. seviye cover
SOYADINDA ZİNCİR cover
CÜDA VİSALİ / GERÇEK AİLEM  cover
Cansız Manken (+18) cover
Köpek🐕‍🦺 +18 cover
İNTİKAM BÜYÜSÜ  cover

𝐀𝐃𝐈𝐍 𝐇𝐀𝐋𝐀 𝐑𝐄𝐏𝐋𝐈̇𝐊𝐋𝐄𝐑𝐈̇𝐌𝐃𝐄

46 bab Bersambung

​Aynı sokakların tozunu yutmuş, aynı yağmurlarda ıslanmışlardı; ama kalpleri birbirine hep bir mevsim geç kalmıştı. Ozan, Kars Kalesi'nin vakur ve dondurucu sessizliğinde kendi yalnızlığını emzirirken; Sinem, İzmir'in kordon boyunda, denizin tuzuyla yıkanan yarım kalmış bir rüyanın içindeydi. Onlarınki sadece bir mesafe hikayesi değildi; hayatın ördüğü duvarların hikayesiydi. ​Ozan, başka bir kadının imzasını taşıyan bir evliliğin soğuk odalarında yankılanan bir sessizlikti. ​Sinem ise kalbini bir başkasına emanet etmiş ama ruhunu hep o eksik parçada bırakmış bir sığınmacıydı. ​Aşkları, nefretin en koyu tonuyla beslendi. Önce birbirlerinden kaçtılar; çünkü birbirlerinde gördükleri şey, vazgeçmek zorunda kaldıkları hayalleriydi. Kars Kalesi, onların imkansızlığının şahidiydi. Karlar altında kalan o devasa taşlar gibi, duyguları da buz tutmuştu. Ancak İzmir'e uzanan o gizli yollar, buzları eritmeye yetti. İzmir'in neşesi, Kars'ın hüznüne çarptığında; nefret yerini tutkuya, sitem yerini teslimiyete bıraktı. ​"Sen Kars'ın hiç bitmeyen kışıydın, ben İzmir'in hiç dinmeyen rüzgarı. Biz aynı cümlenin içinde yan yana gelemeyen, ama noktası aynı yere konan iki devrik hikayeyiz." ​Yıllarca aynı şehirde nefes alıp, birbirinin içinden geçip giden ama asla dokunamayan iki ruhun, geç kalmışlıkları üzerine kurulu bu destan; şimdi yasak bir sevdanın küllerinden yeniden doğuyor.