UZAKTAN

UZAKTAN

  • WpView
    Reads 6,199
  • WpVote
    Votes 224
  • WpPart
    Parts 21
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, May 27, 2018
"-Evet Rüzgar Bey buraya bu kadar telaş içinde gelmenizin bir sebebi olmalı. Sizinde bazı sorularınız vardı galiba ilk önce sizinkilerle başlayalım." deyince sırıttım. Tabiki... Elimi masaya koyarak yaklaştım. Gözleri bana doğru kaymamıştı bile şaşkınlığını kendine saklamayı öğrenmiş olmalıydı. Gülümsemem daha çok yayılmak isterken dudaklarıma engel oldum ve ciddi bir surat ifadesi yerleştirdim.: "- Yanlız bir sürü var katlanabilecek misiniz?" deyince kafasını belli belirsiz salladı. Genelde konuşmamayı tercih ediyor olması ayrı bir konuydu. Kendisi istemişti ne beni sinirlendirmeli ne de ucunu düşünmeden konuşmalıydı. Pozisyonumu bozarak koltuğa normal oturdum ama elim hala masadaydı: "-Saçınızın hangi renk olduğunu merak ediyorum" Gözleri bir an daha kağıtlarda gezinirken kağıt yine aynı şekilde elinde kaldı. Gözleri fal taşı gibi açılırken gözleri sahibini gözlerimi buldu. Bir günde iki kere ha Rüzgar Bey gelişme gösteriyorsunuz.
All Rights Reserved
#76
klasikler
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines