ALBATROS

ALBATROS

  • WpView
    Reads 42,124
  • WpVote
    Votes 2,194
  • WpPart
    Parts 48
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 21, 2019
Çok şirin bir mahallede oturan Sanem çok şirin mi şirin komşuları vardır. Ama bu komşular ve Sanemin annesi Sanemi evlendirmeye mecbur kılarlar. Evlenmek istemeyen Sanem En yakın arkadaşı Ayhan ile ısrar eder ama çare yok gibi gözükür. Fakat Annesinin bir şartı vardır . Şimdiye kadar babasının butiğinde çalışan Sanemin artık kendine iş bulma vakti gelmiştir. Anneside eğer Sanem iş bulursa Zebercet ile evlendirmeyeceğni söyler. Sanem ve Ayhanda iş bulmaya başlar. Ayhan çalıştığı şirkette yer açıldığını öğrenince Saneme iş ayarlarlar. Ayarlarlar ayarlamasına da Sanem nasıl bir belanın içinde düştüğünü bilmez. Yakışıklı ama pek gezgin olan Can divit ve onun kıskanç küçük erkek kardeşi Emre ile nasıl başa çıkacağnı anlatan bir gizlilik , sır ve bolca aşk dolu bir hikaye... Kapak tasarımı Blackrose'ye aittir.
All Rights Reserved
#1
canyaman
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Gözler Aynı Sen
  • Hocamsın /+18
  • RUH-U REVAN
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines