ZARİYAT
  • WpView
    přečtení 188
  • WpVote
    Hlasy 22
  • WpPart
    Části 5
WpMetadataReadRozepsáno
WpMetadataNoticeNaposledy publikováno sob, pro 3, 2022
WpInfo
Fikce
Fantasy
Her şeyin bir bedeli vardı. Peki yapılmamış bir hatanın bedeli olabilir miydi? Elbette olamazdı. Ne var ki bunu, Oventus'un hükümdarı yüce Aruna'ya anlatmak çok zordu. Oventus ütopyasının ışık kaynağı olan enerji taşı kırılmıştı. Hayati bir tehlikenin çelmesine takılan halkın gücü giderek siliniyor, solunumları zayıflıyordu. Vakit daralıyordu. Halkını kaybetmeyi göze alamayan yüce Aruna acilen bir şey yapmalıydı. Fakat bulduğu fikir pek iç açıcı değildi... *** "Bu dünyalı neden tekerlekli bir sandalyede oturuyor Edokan?" Edokan, yüce Aruna'nın meraklı bakışlarını ve verdiği tepkileri çözmeye çalışarak gözlemlerken, baya bir şaşkındı. Çünkü hükümdarının ilk defa bu derece etkilendiğini görüyordu. "Şey... O, yürüyemiyor Hünkârım." ZÂRİYÂT: Kırıp ufalayan, toz duman edip götüren kuvvetler.
Všechna práva vyhrazena
#21
ütopya
WpChevronRight
Připoj se k největší komunitě vypravěčůZískej personalizovaná doporučení příběhů, ukládej si oblíbené do své knihovny a komentováním i hlasováním buduj komunitu.
Ilustrace

Taky se ti může líbit

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

Více informací
WpActionLinkPokyny k obsahu