MAHKUM

MAHKUM

  • WpView
    Reads 116,752
  • WpVote
    Votes 2,804
  • WpPart
    Parts 27
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Nov 26, 2023
Azra hergün olduğu gibi, kafeden en son çıkmış kapıyı sıkı sıkı kilitlemişti. Ağır adımlarla kendini adeta sürükleyerek eve gidiyordu.Bugün kafe baya yoğundu.Annesi ve babası ona evi ve kafeyi bırakmış, dünya turuna çıkmışlardı.Yurt dışından pek gelmezlerdi.Bu duruma alışmıştı artık Azra. Yanından siren çalarak ardı ardına geçen polis arabalarına bakıp "hayırdır ınşAllah" deyip yürümeye devam etti. Evin sokağın da gördüğü Selma teyzesinin tombul ellerini öpüp sarıldı.Biraz hal hayır sorup eve geldi. O an kapısı alacaklı gibi çalınmaya başladı. Biraz korku biraz da telaşla kapıya koştu. Ne ara kapıyı açtı ne ara ağzına kapanan elle kapıya yaslanmış buldu kendisini anlayamamıştı. "Şşş"dedi kömür karası gözlü adam.Terden saçları alnına yapışmış,koşmaktan olsa gerek nefes nefese kalmıştı,göğsü şiddetle inip kalkıyordu. Korkudan gözleri kocaman olmuştu azranin karşısındaki adama ne olduğunu anlamaya çalışır gibi bakıyordu. Tekrar siren sesleri duyuldu sokakta. Azra bağırmak için adamın elini ısırıp bir çığlık attı.Kapiya ulasmamasi için ellerini kendi eliyle hapseden adama korkarak baktı, diğer el yine kapanmıştı ağzına . Adamın nefesi boynunu yalayıp geçiyor, teni ürperti birazda korkuyla titriyordu. ""Şşş sakin ol küçük,polisler gitsin çıkacağım.Şimdi sesini çıkarma." dedi nefesini azranin boynuna üflerken...
All Rights Reserved
#315
acı
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines