Saplantı BxB

Saplantı BxB

  • WpView
    GELESEN 145
  • WpVote
    Stimmen 7
  • WpPart
    Teile 3
WpMetadataReadErwachseneninhaltLaufend
WpMetadataNoticeZuletzt aktualisiert Mi., Sep. 26, 2018
"Balkonunda sigara içerken o hüzünlü gözlerini hep boşluğa dikerdi... Hayatımda gördüğüm en güzel gözler... Bir kez olsun gözlerimiz buluşsun istiyorum ama umut yok. Beni tam karşısında olmama rağmen görmüyor. Sadece beni değil, kimseyi görmüyor gibi. Öyle dalgın öyle boş bakıyor ki; neredeyse ağlayacağım. Bir kez olsun... Yalvarırım bir kez olsun bak bana. Beni gör. Aşkından öleceğim neredeyse, nefes alamıyorum onu sana sarılırken gördüğümde. Yine geliyor. Arkadan sana sarılmak için bir hamle yapıyor, irkiliyorsun. Ürkekçe ellerini tutuyorsun. O incecik alyanslarınız kalbime batıyor.. Canım çok acıyor..." Defterini çalan kapıyla birlikte hızlıca kapattı. Sol eliyle sıkıca kavradığı defter ellerinin teriyle sırılsıklam olmuştu. Derin bir nefes verdi. "Sen salona git anne. Geliyorum ben de.." Gözlerini karşı balkona diktiğinde kimsecikler yoktu... Defteri çekmecesinin en altına saklayıp odadan çıktı...
Alle Rechte vorbehalten
Werde Teil der größten Geschichtenerzähler-CommunityErhalte personalisierte Geschichtenempfehlungen, speichere deine Favoriten in deiner Bibliothek und kommentiere und stimme ab, um deine Community zu vergrößern.
Illustration

Vielleicht gefällt dir auch

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Halısaha |texting
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Mehr Details
WpActionLinkInhaltsrichtlinien