Biz Hepimiz

Biz Hepimiz

  • WpView
    Reads 70
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 3
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Nov 24, 2018
Gidiyorum ... Uçsuz bucaksız bir yolda ilerliyorum ... Unuttum , geçmişi ve seni bir kutuya koyup bıraktım denizin o güçlü dalgalarına özür dilerim sana bunları yaşattığım için...Ve tesekkur ederim güzel anılar için ... Herşeyi unutmak en iyisi bence hic yaşanmamış gibi davranmak yeni bur sayfaya değilde yeni bir kitapa başlamak ... Eski kitabımın sayfalarını teker teker yaktım ben ... Küllerini tutam tutam uçurumdan aşşağıya döktüm . sonra oturdum uçurumun ta en köşesine ve son bur kez hayatımı bir film şeridi misali gözlerimin önünden geçirmeye başladım ... Düşündüm geride bıraktığım o güzel ve kotu anıları.. Seni beni ve en önemlisi bizi biz yapan sevgimizi üzülme ben gidiyorum diye ben bir hic tim ve hic olmaya devam edeceğim seni unutamiyacagimi biliyorum ama deniyecegim sende dene ... Başarirsin güveniyorum sana senden son isteğim BENİ UNUT! Sevgilerimle: Gece Yıldız
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • RUH-U REVAN
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • Gözler Aynı Sen
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines