Story cover for KÜL KENT by mervenurltn
KÜL KENT
  • WpView
    MGA BUMASA 3,114
  • WpVote
    Mga Boto 65
  • WpPart
    Mga Parte 1
  • WpView
    MGA BUMASA 3,114
  • WpVote
    Mga Boto 65
  • WpPart
    Mga Parte 1
Ongoing, Unang na-publish Oct 16, 2018
Sönen ateşin ardından savrulan bir kül tanesiydim ben. Etkisiz göründüğü kadar yeni bir kıvılcımı körükleyecek kadar tehlikeli.

Ben Alazoğlu'nun kızıyım!

Kül Kent'in söndürdüğü ateşlerden savrulan etkisiz bir kül tanesiyim gökyüzünde. 

İşlemediği suçlardan kaçıp duran, yüzleşmeye cesareti olmayan geçmişinden saklanan o kızım ben. 

Bildiği onca gerçeğe rağmen susturulan o kız...

Yıllarca Kül Kent'in diline düşen, onlarca haksız iftiraya boyun eğen, tüm cesaretiyle birlikte kendini kaybeden o kızım ben.

Ben Eliz Alazoğlu,
Ve bu da yıllar önce söndürülen ateşten savrulan etkisiz kül tanesinin Kül Kent'i yangın yerine çevirme hikayesi.

🌸Yayınlanma Tarihi: 23'01'2020
❀Kapak Tasarımı: @sadecemeftun
All Rights Reserved
Table of contents

1 parte

Sign up to add KÜL KENT to your library and receive updates
o
#109yangın
Mga Alituntunin ng Nilalaman
Magugustuhan mo rin ang
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu) ni irmmmaaakk
45 parte Ongoing
Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... Daha fazla bazı şeyleri incelemeden masanın arkasında duran adama döndüm. odanın yarısı camdan oluşuyordu ve o da elindeki viski bardağıyla sırtı bize dönük camın ardındakileri izliyordu. Baya haybetli duruyordu. Sırtı oldukça genişti. Bir an, çok kısa bir an o sırtı çıplak bir şekilde hayal ettim ve ettiğim gibide aklımdan attım bu düşünceyi. Beni bu düşüncelerden koparan Hakan oldu. "Kuzgun, sana bir misafir getirdim." "Volkan iti mi?" diyen kalın sesle nefesimi götümden aldım çok kısa bir an. "Hayır. Onun mekanında misafir ettiği bir çocuk." dedi Hakan. Şu iki günde herkes için çocuk olup çıkmıştım. Bu kadar mı küçük duruyordum sahi? Adam, yani Kuzgun ağır ağır arkasını dönünce tükürüğüm boğazımda kaldı. Hiçte nazik olmayacak şekilde öksürürken utançtan yüzlerine bakamayıp arkamı döndüm. Avucumu dudaklarıma bastırıp öksürüğümü durdurmaya çalıştım ama inatmış gibi durmadı. Panikle kalbime vurdum durması için. Öksürüğümle kalbimin ne alakası olduğunu sormayın, bende bilmiyorum. Hakan yine hızır gibi yetişti. Bana dönerek eliyle sırtıma vurdu. Ama nasıl vurma. Öksürüğüm durdu ama sırtımın acısı daha çok yaktı canımı. Dudaklarımı bir birine bastırdım inlememek için. Ama öksürüğüm durmasına rağmen hala inatla bir kez daha vurunca kafamı çevirip ters bir bakış attım. Sessiz olmaya çalışarak "Ne yaptığını sanıyorsun sen?! Sırtım yerinden çıktı! O nasıl vurma
Magugustuhan mo rin ang
Slide 1 of 10
Çiçekçi (Tefeci Kurgusu) cover
5. seviye cover
11 GÜN cover
İKİ AŞK BIR KADIN cover
ÂFİTAP cover
Yekpare cover
Zorbanın Bedeninde cover
Cansız Manken (+18) cover
KARANLIK ADAMIN LÂL GELİNİ cover
Kar çiçeği cover

Çiçekçi (Tefeci Kurgusu)

45 parte Ongoing

Genç kız annesini ve babasını kaybettikten sonra onlardan kalan çiçekçi dükkânını işletmeye başlar. Bir gün müşterilerinin fazla olması yüzünden dükkânı geç kapatır. Yolda ilerlerken eve daha erken gitmek istediği için kısa yolu tercih eder. Ve orada iki adamın, yan komşusu olan adamı kaçırmaya çalıştıklarını görür. Nereden bilebilirdi ki sırf bu yüzden tüm dünyasının değişeceğini? ... Daha fazla bazı şeyleri incelemeden masanın arkasında duran adama döndüm. odanın yarısı camdan oluşuyordu ve o da elindeki viski bardağıyla sırtı bize dönük camın ardındakileri izliyordu. Baya haybetli duruyordu. Sırtı oldukça genişti. Bir an, çok kısa bir an o sırtı çıplak bir şekilde hayal ettim ve ettiğim gibide aklımdan attım bu düşünceyi. Beni bu düşüncelerden koparan Hakan oldu. "Kuzgun, sana bir misafir getirdim." "Volkan iti mi?" diyen kalın sesle nefesimi götümden aldım çok kısa bir an. "Hayır. Onun mekanında misafir ettiği bir çocuk." dedi Hakan. Şu iki günde herkes için çocuk olup çıkmıştım. Bu kadar mı küçük duruyordum sahi? Adam, yani Kuzgun ağır ağır arkasını dönünce tükürüğüm boğazımda kaldı. Hiçte nazik olmayacak şekilde öksürürken utançtan yüzlerine bakamayıp arkamı döndüm. Avucumu dudaklarıma bastırıp öksürüğümü durdurmaya çalıştım ama inatmış gibi durmadı. Panikle kalbime vurdum durması için. Öksürüğümle kalbimin ne alakası olduğunu sormayın, bende bilmiyorum. Hakan yine hızır gibi yetişti. Bana dönerek eliyle sırtıma vurdu. Ama nasıl vurma. Öksürüğüm durdu ama sırtımın acısı daha çok yaktı canımı. Dudaklarımı bir birine bastırdım inlememek için. Ama öksürüğüm durmasına rağmen hala inatla bir kez daha vurunca kafamı çevirip ters bir bakış attım. Sessiz olmaya çalışarak "Ne yaptığını sanıyorsun sen?! Sırtım yerinden çıktı! O nasıl vurma