Umutlarıyla oynanan küçük bir kız çocuğuyum ben.
En inandığı zamanda umutları tepe taklak edilen, on iki ayın hasreti on birinci ayda üstüne yıkılan, sert görünüp defalarca iyi niyetinden kırılan o küçük kız çocuğuyum benim.
Neden böyleyim?
Vazgeçildi mi vazgeçmeyi bilmeyen,
Cam kırıkları gibi dağılan, ama hep yeniden bir olmaya umudu olan bir kız
çocuğuyum ben.
Kimse zarar görmesin diye sineye çeken, hep kendisi zararlı çıkan ve hala umudu olan.
Ta kendisiyim burukluğun.
Ben Dilhun Merih.
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."