BANA ADINI FISILDA ( ASKIDA)

BANA ADINI FISILDA ( ASKIDA)

  • WpView
    Reads 204
  • WpVote
    Votes 12
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Nov 1, 2019
Siz hiç, Akıl Hastanesinde yatan bir Psikopata aşık olabilir miydiniz? *** *** *** Elini yumruk yapıp başını öne eğdi. "Bunu kendine neden yapıyorsun? " Beni umursamayıp gözlerini pislikten görünmeyen zemine odakladı. Ellerini başının arkasında bağlayıp dizlerini kendine doğru çekti. Yine kendini kasıyordu. Yine kendi canını yakıyordu. Eli pantolonunun cebine gittiğinde ne yaptığını anlamaya çalıştım. Cebinden çıkarttığı paslanmış jileti görmemle kalbime saplanan binlerce oku umursamadan tüm gücümle bağırdım. "Hayır. Bunu sakın yapma. Acı çekiyorum görmüyor musun? Y-yapma. Daha değil. Şimdi değil." Çaresizce bağırmaktan başka bir şey yapamıyordum. Aklım durmuştu sanki, düşünemiyordum. Bileğini kaldırıp jileti bileğinin tam üstüne getirdi. Gözlerimden sicim gibi yaşlar akmaya başladı. Birden bana en son söylediği o cümle yankılandı tüm zihnimde. "Eğer seni düşünmeyip intihara kalkışırsam, sakın korkma ve bağırma. Sadece... BANA ADINI FISILDA . "
All Rights Reserved
#36
hayal
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Gözler Aynı Sen
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • ASENA
  • NEVBAHAR (D�üzenlenecek)
  • RUH-U REVAN
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines