Sevmeyi bilmeyen bir adam..
Kalbi ve mantığı arasında kalmış bir kadın..
Tutku ve arzudan doğan bir aşk.
Adam karanlık ve duygusuz.
Kadın bir çiçek bahçesi, aydınlık ve içten.
Ben sıradan bir hayat yaşayan kadındım.
Ta ki nefret dolu bir adamla karşılaşana kadar. Beni düşmanının evine gönderirken, çok başka düşünceleri vardı.
Beni karanlık bir oyunun içine itti.
Her şey bir oyundan ibaretken, tehlikeli çekiciliğin beni alt edeceğini düşünmemiştim.
Şehvet, arzu ve tutkunun en uç noktalarını bana yaşatan bu adam; aynı zamanda kötülüğün kalbiydi.
Ben bir canavarım.
Karanlık ve ruhsuz bedenimde aşka yer yoktu.
Ta ki o kendini bilmez kadın hayatıma burnunu sokana kadar.
Güzelliği, çekiciliği, zarafeti.. kusursuzdu.
Aydınlığı, karanlığımda bir çatlak oluşturdu.
Ona güvenememem gerektiğini biliyordum. Hislerimde hiç bir zaman yanılmadım. O da beni yanıltmadı.
"Tanrım, karanlık arzularımı besleyen bu kadını koru. Benden bile.."
Bir dönem hikayesi...
Zıt kutuplar birbirini çekermiş.
İstemeden evlenmek zorunda kalan iki genç...
"Kafana silah mı dayadılar benimle evlenmen için Eşref Bey?!" yakarışı evden taşıyordu kadının. "Gideceğim duydun mu beni gideceğim. Senin karın olmak öyle midemi bulandırıyor ki!"
"Bende bayılmıyorum sana Alev Hanım! Amcam yüzünden değil, çıkan dedikodular yüzünden evlendim seninle."
Alayla baktı kocasına."Namusumu kurtarmak için evlendin yani? Ben kendimi biliyorum Eşref. Millet ne derse desin umurumda bile değil. Senin gibi değilim ben tamam mı? Ben kendimi düşünürüm, milletin benim hakkımda ne düşündüğünü değil!"
Üçüncü sigarasının izmaritini kül tablasında ezip, dik başlı karısına baktı. O artık karısıydı. İstemeden de olsa karısıydı işte. Şimdi onu gönderirse kendisi yüzünden başına kötü bir şey geleceğini biliyordu. "Gidemezsin." dedi ağır bir sesle.
Bal gözleri öfkeyle parladı. "Gideyim de gör." dedi Alev kıyafetlerini koyduğu poşeti aldı yerden adımlarını attı. Ne olduğunu anlamadan kendini kocası tarafından duvara yaslanmış halde buldu. Kocasına ilk kez bu kadar yakın olmuştu. Kaba, güçlü elleri belini ve bileğini sıkıca tutmuştu.
"Gidemezsin. Sen o imzayı atmakla Eşref Yılmaz'ın karısı olmayı kabul etmiş oldun. Duydun mu beni? Sen artık Alev Yılmaz'sın ve ben karımı hiçbir yere göndermem."