12 bab Bersambung Saylam, çocukluk belası ve rüyası Bulut'la artık hiçbir ortak yönü veya yolu olmayan, deli dolu bir üniversite öğrencisidir.
Mutludur, güneşlidir, arada içi bomboş olur ama keyfi yerindedir.
Saylam uykuyu, belayı, dinazor figürlerini, satrancı, parayı, sarhoş olmayı, gülmeyi, kaytarmayı, sosyalleşmeyi, sinema salonu koltuklarını ve ucuz dondurma yemeyi sever.
Yıllar sonra çocukluk aşkı saf bir yara gibi açılır ve Saylam hatırlar neden fırtınalı havaları sevmediğini.
Yağmur yağınca Bulut hep trenlerin peşine düşer.
texting + düz yazı
tren raylarında olmazsa video oyunlarında buluşuruz