ANKA
  • WpView
    Reads 31,168
  • WpVote
    Votes 2,477
  • WpPart
    Parts 38
WpMetadataReadComplete Sun, Jan 5, 2020
WpInfo
Fiction
Mystery
TAMAMLANDI Fırtına... Ne kadar sürer? Bir saat? Bir gün? Bir yıl? Daha ne kadar evlerimizde hapis kalacağız? Aklımda neden bu kadar soru var? ◇ Fırtına altı ay sonra ölümcül hale gelecekti ve sadece bir güvenli bölge vardı. Tabi orada yaşama hakkı kazanmak kolay değildi. Anka'nın gireceği bir sürü sınav var. Ve aynı zamanda, çözmesi gereken bir sürü sır... Bilmeceler. Cevapsız sorular. Yalanlar ve gerçekler. "Bu sefer rüzgar öyle esiyordu ki, eserken ruhlarımızı da aldı gitti." Anka'da her türlü duygu her bir satıra teker teker işlendi, çünkü biz buyuz. Tek bir duygu değil, hepsini, karmakarışık bir şekilde taşırız. Bir ip yumağı gibi. Kalbimiz bir patates çuvalıdır. İçine aldığı patatesin boyutuna ağırlığına bakmaz. Alabildiği kadar alır. ANKA sizi bir grup gencin patates çuvalları ile tanıştıracak. Bu bir kurtuluş hikayesi. Bir mücadele hikayesi. Dostluk hikayesi. Bu bir distopya. Ve içi patates çuvallarıyla dolu.
All Rights Reserved
#28
anka
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • İzler Kalır/Gerçek Ailem
  • MAFYANIN GÖLGESİNDE
  • Kırık Kanatlar
  • Izdırar: Karanlık Aşk
  • Pes etmek benim kitabımda yazmaz/hilzey
  • Sessizliğin Komutanı
  • Kanımdaki Yabancılar(Gerçek Ailem)
  • YAR'I YARAM
  • HİZMETÇİ +16
  • BALIM (gerçek ailem)

Adım İz. Adım gibi iz bırakmaya gelmiştim. Peki ya kime bırakacaktım? Kendime mi? Yoksa hiç görmediğim aileme mi? Yaşamak bu kadar zor olmamalı değil mi? Peki neden bu kadar zor? Kızların en büyük yarası ailesidir derler. Doğru. Benimde. Omzuma astığım çanta ile sessizce koridorda ilerliyordum. Siyah, kısa saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırıp, etrafa baktım. Kimse yoktu. Merdivenlerden sessizce inip kapıya ulaştım. Yurdun kapısı geceleri kilitli olurdu ama neyse ki bende anahtar vardı. Kapıyı açıp sessizce kapattım. O sırada merdivenlerin bitiminde ki, bankta gözüm takılı kaldı. Yurdun bahçesinde ki bu banka, küçükken ne kadar oturup annemi beklemiştim hatırlamıyorum. Saatlerce beklemiştim annemin, babamın gelip beni almasını, evimize gitmeyi ama hiçbir zaman gelmediler. Küçük kız çocuğu hiç pes etmeden beklemeye devam etti. Ama ben artık o küçük kız çocuğu değildim. Büyüyünce gelmeyeceklerini anlayınca artık bir daha asla bu banka oturmamıştım. Beklememiştim. Şimdi ise yıllar sonra oturdum bu banka. Zihnim de ise, yıllar önce bu banka oturup annemin gelmesini beklerken söylenenler yankılandı. "Annen ve baban seni hiç sevmedi." "Salak mısın kızım? Annen seni sevseydi çöpe atmazdı." Ben ise sadece sustum. Sadece sustum. Beni isteselerdi, sevselerdi bir çöp gibi, çöpe atmazlardı. Kışın buz gibi havada yeni doğmuş bir bebeği çöpe atmazlardı. Küçükken itiraz ederdim. Artık etmiyordum çünkü hepsi haklıydı. Peki ya bunca yıl sonra ortaya çıkan ailemi ben kabul eder miydim? Hayır. Koca bir hayır.

More details
WpActionLinkContent Guidelines