Artemisia  ~~ İHANET

Artemisia ~~ İHANET

  • WpView
    Reads 97
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 11, 2014
WpInfo
Fiction
Fantasy
Işık'tan doğan Karanlık'ı yaratabilir mi? Ya da Karanlık yaratıcısını tanımayıp O'nu söndürebilir mi? Ben Mz; Geceyi aydınlatanın suretinden doğan, Anne Ay'ın temsilcisi, Kutsal Kan'ın koruyucusu. Yokluğunu hissediyorum geceleri. Sevgiliye yazılmış mektuplar gibi geliyor düşüncelerim. Laf anlatamıyorum aklımdan geçenlere. Durduramıyorum seni düşünmeyi. Oysa yerin bendim. Benim bedenimdi ebedi mabedin. Damarlarımdaki kan, içimdeki sen olacaktın. Buna pişman olacaklar.. Bizi ayırdıkları için, beni ezeli geçmişimden mahrum bıraktıkları için, acı çekecekler. Birer birer... Hiç bitmesin zaman diye dileyeceğim. Ben zevk alacağım onların çığlıklarından onlar ise azap içinde yanacaklar. Özlüyorum seni. Bedenimin yarım kalan parçasısın. Ve bu iş bittiğinde... Bana kavuşacaksın.
All Rights Reserved
#531
kan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • FIRTINA ZAMANI
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  • KORDELYA

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines