YARASI SAKLIM

YARASI SAKLIM

  • WpView
    Reads 5,081
  • WpVote
    Votes 585
  • WpPart
    Parts 30
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Oct 9, 2019
"Çocuklar," dedi, yaşlı adam oturduğu sandalyede arkasına yaslanırken. "Çocuklar için bende gönüllüyüm bu projeye." Bir uğultu sardı odayı, kafamı bacaklarımın arasına gizleyip uğultunun bitmesini bekledim. "Siz?" dedi, bir kadın sesi. Uğultu bitip, sessizlik sağlandığında kafamı kaldırdım. Herkesin bana baktığını görünce, "Ben?" dedim. "Ben mi?" Elindeki kalemi hızlıca parmaklarının arasında döndüren kadın, kafasını salladı. Oturduğum sandalyede dikleşip, derin bir nefes aldım. "Müsaade ederseniz, Turgut Uyar'ın çok sevdiğim bir şiirinden bir kısmı sizinle paylaşmak istiyorum." Herkes, pürdikkat beni dinliyordu. "Düşünüyorum da biz, büyüyerek çocukluk etmişiz." Gülümsedim. "Ne güzel bir söz öyle değil mi arkadaşlar?" Herkese dikkatli bir şekilde baktığımda, bazılarının not aldığını, bazılarının ise şaşırarak beni izlediğini gördüm. "Çocukluğunu yaşayamayan her çocuk için," dedim, gözlerim ellerimdeki yara izlerine kayarken. "Bende bu projeye gönüllüyüm." Bir alkış sesi koptu odada ve "9!" diye bağırdı kadın. "Tebrik ederim hanımefendi." Yüzünü mutluluk ve düşünce kapladı. "10. gönüllümüz nerede?" ---------------------------------------------------------------------------------------- Bu hikaye 9. ve 10. gönüllüyle devam edecek. Gerçekler çok acıtacak belki ama aynı zamanda iyileştirecek. Ruhunuzu dinlendirin... İyi okumalar!
All Rights Reserved
#8
popülerlik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Sirayet|Texting
  • KORKUT / bxb

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines