Story cover for KURAL 1 by nrzdemir
KURAL 1
  • WpView
    Reads 75
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 1
  • WpView
    Reads 75
  • WpVote
    Votes 7
  • WpPart
    Parts 1
Ongoing, First published Feb 17, 2019
Genç kadın, derin bir nefes aldı sanki soluduğu havayı bir daha dışarı vermek istemezcesine. Tamamen siyahın asilliği ve karanlığına bürünmüştü. O siyaha bürünmekle kalmayıp siyahın bir parçası olmuştu. Elinde küçük valiziyle etrafa keskin kısa bakışlar atarak ilerlemeye başladı. Bir taksi çevirip adres yazılı olan kağıdı şoföre uzattı. Hemen sonra aklından şu soru geçti. 'Yine neyin peşindesin Çağla?'

---------

    İki arkadaş düşünün, birbirine ölümüne bağlı iki arkadaş...


     Çağla Kansu, ailesinin ona kattığı tek şey olan doktorluktu bütün hayatı. 


     Gece Kamer, küçük yaştan beri kendini geliştirmiş, kendi ruhunu siyahla yoğurmuştu adeta.


    Çağla'nın kalbi bir cennet gibiydi.


   Ağır kapıları olan içeri kimsenin kolay kolay giremeyeceği bir cennet !
All Rights Reserved
Table of contents
Sign up to add KURAL 1 to your library and receive updates
or
#200vatan
Content Guidelines
You may also like
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... by Sevval_Alpar01
43 parts Complete
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
You may also like
Slide 1 of 10
CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... cover
Aşk İçinde | Texting cover
RUSKOLİK +18 cover
RAPUNZEL BU DEFA KULEDEN KAÇMIYOR  cover
Serseri //yarı texting// cover
DÖRT ÇEYREK cover
Mafyaymısmıs cover
Bağ(Gerçek ailem) cover
züppe | texting cover
MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT cover

CANHIRAŞ •DİLDAR•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....

43 parts Complete

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.