Kadın, ümitsiz ve yorgundu.
Adam, ruhuna kadar kırık.
Kadın, susarak dile getirirmeye çalıştı feryatlarını;
Adam, fırtına misali esip gürleyerek.
Kadın, zihnini saran sarmaşıklarla bithap düşmüştü.
Sonra,
Kadının sarmaşıkları büyüdü, büyüdü adamın kalbine dolandı.
Ne mi oldu?
Kadının bakışları adama sevgiyi armağan edip fırtınalarını dindirdi.
Adamın göğsü kadının yorgunluğuna iyi geldi.
Koptu geçmişe uzanan, boyunlarına urgan olan sarmaşıklar, geleceğe köprü oldular, adam ve kadın gibi el ele vererek.
Ve acı, mutluluğa gebe kaldı.
Ve acı, mutluluk rahminden kopup adam ve kadının kalplerine doğar doğmaz; kapattı gözlerini sonsuza dek...
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi.
Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi.
Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi?
İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri.
Mumlar üfledim, dilekler diledim.
Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim.
Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde
Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim.
🏀
"Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?"
"Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."