Soğuk rüzgâr yanaklarımda adeta bıçak etkisi yaratıyordu ve o etkiyi iki saniye sonra kalbimde hissedeceğimi bilmiyordum. “O senin kardeşin, üvey kardeşin.”
Sanki içimde dokuz katlı bir bina yıkılmıştı ve ben yıkılan binanın enkazında yok olmuştum. Evet, kelimenin tam anlamıyla yok olmuştum. Gülüşlerimin, bakışlarımın, güvenimin, huysuzluklarımın, rüyalarımın ve aynı zamanda kâbuslarımın sahibi; her dokunuşuyla beni baştan yaratan adam üvey kardeşimdi. İnanabiliyor musunuz geleceğimin sahibi benim üvey kardeşimdi!
Alin, Kiraz çiçeği mahallesinde kendi halinde yaşayan bir kızdır. Ancak bu sade yaşamı, mahalleye geri dönen arkadaşının abisi Kılıç ile bozulur.
Bazen bir salıncak, bir kıvılcımı doğurur.
...
Şimdi izninizle size soruyorum.
Siz de bizimle salıncağa binmek ister misiniz?
Unutmayın, salıncaklar sadece mutlu etmez. Aynı zaman da yakar. Öyle bir yakar ki mutluluk duyarsın alev almaktan.
Ta ki kül olana kadar.
...