DALGAKIRAN

DALGAKIRAN

  • WpView
    Reads 59,464
  • WpVote
    Votes 4,630
  • WpPart
    Parts 25
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, Mar 30, 2024
Küçük bir serçenin kalbi var bende. Ne kışta sıcak bir yere göçmeye cesaretim, ne de kendi menzilimi terkedecek sadakatsizliğim vardı. Yorgun düşmüş, yıpranmış kanatlarım vardı sadece. Onlarda sağa sola çarpmaktan yaralanmış. Ve bir son bahar sabahı, günün geceye kavuştuğu anda gördüm seni. Ve bir son bahar sabahı günün geceye kavuştuğu anda sevdim. Sen....ey dilime ikamet edenim. Dudaklarından dökülen her kelimeye vurgun bu yürek. Kağıdın kalemi sevdiği gibi sevdim seni.... Sözün cümleyi, Gül'ün dikenini, yağmurun baharı sevdiği gibi sevdim seni. Hiç bir minnet beklemeden, hiçbir karşılık güdmeden. Şiiri seven kadındım, seninle şiir oldum. Bakmadan, görmeden, dokunmadan sevdim seni. . Cihangir....Sevdiğim..... Bana ölüm oldun diyorsun ya... Ölüm dediğin nedir ki, ben yaşayarak sevdim seni.... 3 Şubat 2022 Ahvanoğlu aşiretinin ağası Cihangir Ahvanoğlu..... Feci bir kaza sonucu tekerlekli sandalyesine mahkum kalır. Hayattan elini eteğini çektiği bir sonbahar sabahında, her gördüğünde onu deliye döndüren bir kız çıka gelir hayatına. Feride ..... Bu kitap şahsım tarafından yazılmıştır. Tek bir cümlesi bile kopyalanması durumunda tüm haklarımı kulanacağımdan emin ola bilirsiniz. Aşkın en çaresiz halinin bir imzasıda senin kalbine atılsın. 20.12.2020
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Gözler Aynı Sen
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • RUH-U REVAN (Askıda)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines