Story cover for TAHT by 1_siyah_kelbek_
TAHT
  • WpView
    Reads 329
  • WpVote
    Votes 25
  • WpPart
    Parts 11
  • WpView
    Reads 329
  • WpVote
    Votes 25
  • WpPart
    Parts 11
Ongoing, First published Mar 16, 2019
Ayna ... ayna söyle bana var mı dünyada benden güzel bir daha ?''

 "Ah leydim kaderiniz çoktan yazıldı. Tahta oturduğunuz anda en güzel siz olacaksınız ama şimdilik sizden güzeli kraliçenin ta kendisi."

Bir varmış biy yokmuş diye başlayan masalda kahramanlar acı veren ızdıraplarından kurtulmak isterdi. Ama sadece isterlerdi çünkü dile getirmek tehlikeliydi . Kraliçenin gözü her yerdeydi. Lakin her şeye ramen onlar, Kraliçeyi indirmek için birleştiler . Sonsuz adaleti geri getirmek için. 

Bu kraliçe olmak için doğmuş birinin gaddar bir kraliçe tarafından yok edilmeye çalışmasının hikayesi . Bu küllerinden doğan , sonsuz kötülüğü yenmek için kaderin bir araya topladığı yedi yoldaşın ve yıllardır dört duvar arasına sıkışmış olan bir prensesin hikayesi . Bu küllerinden doğuşun hikayesi . Bu kayıp kraliçenin hikayesi . Bu Eleanor Moon 'un kızı Leda Moon 'un hikayesi .
All Rights Reserved
Sign up to add TAHT to your library and receive updates
or
#20soylu
Content Guidelines
You may also like
Celladımla Son Dans by BlackSunny1
26 parts Ongoing
Meşe gayet sıradan bir hayata sahipti. Ta ki kendini entrikalarla dolu okuduğu bir romanda bulana dek... Tabi ki hikayenin asıl kahramanı, güzeller güzeli Ashley olmamıştı. Bu fazla iyimser olurdu sanırım. O elbette romanın kötü ve imparatora aşırı derecede takıntılı karakteri leydi Efran'dan başkası değildi. Ah, tahmin edersiniz ki kendisi ölüme mahkumdu. Tabi ki ölümü aşık olduğu imparatorun elinden olacaktı. O celladına aşık olmuştu. Ama her şeyi kaybetmiş değildi. Elinde okuduğu roman sayesinde paha biçilmez bilgilerle bu dünyaya düşen Meşe, celladıyla düşman olmak yerine iyi biri rolüne bürünmeye karar vermişti bile ama asla tahmin edemeyeceği duygular kapısını çaldığında bu kararlı duruşu nereye varacaktı, orası tartışılırdı. O halde webtoon tadındaki bu hikayeye hoşgeldin! "Söylesene. Bu yeni taktiğin mi?"diye sordu karşıya bakarken. Kaşlarımı çatarak baktım. "Neden bahsediyorsunuz majesteleri." Vücudunu bana döndürdü ve "Böyle umursamaz olman ve güçlü durmaya çalışman. Beni etkilemek için yeni bir taktiğin mi?"diye bitirdi cümlesini. Ona şaşkınlıkla baktım. Bu adam su egosundan ne zaman vazgeçecekti? "Size defalarca söyle-..."diye uzun bir nutuk çekmeye başlayacaktım ki belime konan elle konuşamadım. Prens belime koyduğu eliyle beni yavaşça kendine yaklaştırdı. Kendisi de iyice bana sokulurken yüzüme doğru fısıldadı. "Eğer öyleyse..." Sustu. Bir süre gözlerimin içine baktı ve devam etti. "Eğer öyleyse kesinlikle işe yarıyor." Söylediği kelimelerle kalbim yine aynı şeyi yaptı. Hiç olmaması gereken biri için hızla çarpmaya başladı.
You may also like
Slide 1 of 10
Celladımla Son Dans cover
Romanın Kötü Kadını Oldum cover
Gizli Saklı  (+18) cover
Bir Cadının Bedeninde Uyandım cover
Sadece Bir Damla Brh+ cover
ALTIN KIZLAR ve AŞIRI ÇOCUKLAR cover
FIRTINA ZAMANI cover
Ateşe Adanmış Ruhlar  cover
ASLAN / bxb cover
The Fate Of Ethernatus  cover

Celladımla Son Dans

26 parts Ongoing

Meşe gayet sıradan bir hayata sahipti. Ta ki kendini entrikalarla dolu okuduğu bir romanda bulana dek... Tabi ki hikayenin asıl kahramanı, güzeller güzeli Ashley olmamıştı. Bu fazla iyimser olurdu sanırım. O elbette romanın kötü ve imparatora aşırı derecede takıntılı karakteri leydi Efran'dan başkası değildi. Ah, tahmin edersiniz ki kendisi ölüme mahkumdu. Tabi ki ölümü aşık olduğu imparatorun elinden olacaktı. O celladına aşık olmuştu. Ama her şeyi kaybetmiş değildi. Elinde okuduğu roman sayesinde paha biçilmez bilgilerle bu dünyaya düşen Meşe, celladıyla düşman olmak yerine iyi biri rolüne bürünmeye karar vermişti bile ama asla tahmin edemeyeceği duygular kapısını çaldığında bu kararlı duruşu nereye varacaktı, orası tartışılırdı. O halde webtoon tadındaki bu hikayeye hoşgeldin! "Söylesene. Bu yeni taktiğin mi?"diye sordu karşıya bakarken. Kaşlarımı çatarak baktım. "Neden bahsediyorsunuz majesteleri." Vücudunu bana döndürdü ve "Böyle umursamaz olman ve güçlü durmaya çalışman. Beni etkilemek için yeni bir taktiğin mi?"diye bitirdi cümlesini. Ona şaşkınlıkla baktım. Bu adam su egosundan ne zaman vazgeçecekti? "Size defalarca söyle-..."diye uzun bir nutuk çekmeye başlayacaktım ki belime konan elle konuşamadım. Prens belime koyduğu eliyle beni yavaşça kendine yaklaştırdı. Kendisi de iyice bana sokulurken yüzüme doğru fısıldadı. "Eğer öyleyse..." Sustu. Bir süre gözlerimin içine baktı ve devam etti. "Eğer öyleyse kesinlikle işe yarıyor." Söylediği kelimelerle kalbim yine aynı şeyi yaptı. Hiç olmaması gereken biri için hızla çarpmaya başladı.