Mavi Şehir

Mavi Şehir

  • WpView
    Reads 58
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Mar 25, 2019
WpInfo
Fiction
Fantasy
Her şey tuhaf ve gizemli bir kalemle başladı. Sonra sırlarla dolu bir kitapla devam etti. Mavi kelebekler onu başka bir dünyayla buluşturdu. Mavilikler hayal gücüyle bulanmış zihninin tümünü doldurdu. O artık doktordan çok, mavilikler diyarı kraliçesi oldu. "Hayatım ikiye ayrılıyor. Mavilikler ve öncesi. Önceden sıradanlığa karışmış bir ben kendimle övünürken, maviliklere karışınca fark ettim ki hayat sadece idealleri gerçekleştirmek değil Pamir. Hayat maviliklerden ibaret. Baksana içtiğimiz şu suya. O olmasa yaşamın filizlenmesi imkansız. Su mavilik. Sonra bak şu masmavi göğe, o olmasa soluduğumuz hava bir boşluk. Bak gök de mavilik. Sonra sen. Sen Pamir. Maviliğin ta kendisi. Okyanus mavisi gözlerin hayatımın merkezi. Belki de bu şehre gelmemin en güzel yanı... Okyanus mavilerine karışmama izin ver. Belki okyanusunda tek bir köpük olurum. Belki benim beyazlığım senin maviliğinde kaybolur. Ama amaç da bu değil mi zaten? Maviliğe karışıp yok olmak..."
All Rights Reserved
#238
hastane
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • Kanlı Lordun Gelini
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • KIZIL GECE
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ-Düzenleniyor-
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines