We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
Siyah Hayatlar Beyaz Kurgular

Siyah Hayatlar Beyaz Kurgular

  • WpView
    Reads 1,525
  • WpVote
    Votes 88
  • WpPart
    Parts 35
WpMetadataReadMatureComplete Fri, May 31, 2019
WpInfo
Fiction
Romance
Öncellikle merhaba! Ben Meriç. 18 yaşında yetim bir kızım ve doğma büyüme İstanbul'da yaşıyorum. 9-10 senelik beraber olduğum arkadaş grubumla kurguladığım şeyleri paylaşıyorum. Çocukluktan kalma hala aşık olduğum Bora'yla olan ilişkimiz ve diğer arkadaşlarımdan bahsediyorum. Ne başımıza gelirse gelsin biz bir aileyiz ve 10 senedir bozulmadıysak iler ki zamanlarımızda da zorlukları aşabileceğimize inanıyoruz. Kitapta ki bir çok olay kurgu olsa da gerçek hayatta ki gibi birbirimize yakınlığımız. Hala Yosun Güneş'ten nefret ediyor, Derin'le olan araları mükemmel veya Bora'yla olan yasak ilişkimiz Bir gün bu yazdıklarım tutarsa ve bir aile olursak hepinizi çok sevdiğimi belirtmek isterim.... sevgilerimle.....
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • 𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR....
  • LİNA
  • BİYOLOJİK AİLEM ✔️
  • Derin(Gerçek ailem)❆
  • Söyle Bana Demonio
  • Sirayet|Texting
  • AHSEN İZEM KARASOY (gerçek ailem)
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Acımasız Ağa(Tamamlandı✓)
  • Balca

"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.

More details
WpActionLinkContent Guidelines