İntikamla başlayan, zamanla aşka dönüşen bir aşk hikayesi...
20 yıldır aile şiddeti gören, Kandemir ailesinin kanından olan ama bir türlü ailenin içerisine giremeyen, Sera Kandemir, ve 25 yıldır sürekli ailesinin kurallarıyla yaşayan, düşüncelerinin gram umursanmadığı Tekin ailesinin tek çocuğu olan, Çınar Tekin...
Tek bir ortak noktaları vardı onları bir araya getiren...
1 Ocak, saat 00.00
Aynı ay , aynı gün ve aynı saat...
Tek bir ortak duaları vardı onların. Huzuru bekleyişleri...
Onları bir araya getiren 3 sebep vardı aslında...
Aynı ay aynı gün ve aynı saat...
Aynı dualarda buluşmaları...
Ve bir de intikam...
Rastgele bir numaraya attığım o utanç verici mesajın, ölüm fermanım olacağını nereden bilebilirdim?
Bir doğruluk mu cesaret mi oyunu.
Masum, aptalca bir şaka.
Ve yanlış zamanda, yanlış kişiye giden o mesaj:
"Kırmızı tangamın nerede olduğunu hatırlamıyorum, dün gece sende mi kaldı?"
Ben sadece arkadaşlarımla eğlendiğimi sanıyordum. Ama mesajı attığım numaranın sahibi, tam o saatte cinayet işlemiş bir katildi. Ve daha kötüsü? O gece gerçekten birini öldürmüştü ve benim bu mesajımı, cinayeti gördüğüme dair bir şantaj sanmıştı.
Şimdi peşimde sadece utanç verici bir yanlış anlaşılma yok.
Peşimde; nefesimi kesmek, beni susturmak ve o "kırmızının" hesabını sormak isteyen bir adam var.
O, beni susturmak için her şeyi yapacak bir avcı.
Ben ise yanlışlıkla inine girmiş bir av.