MEYUS
  • WpView
    Reads 3,452
  • WpVote
    Votes 145
  • WpPart
    Parts 31
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Apr 7, 2022
Genç kadın bulunduğu uçurumun en ucunda, ayakta duruyordu. Rengini gözlerinde taşıdığı deniz, gökyüzü etrafını sarmalamış, esen sert rüzgar bedenini yaralamak istercesine tenine diken misali batıyordu. Yavaşça oturdu, ayakları aşağıdaki kayalıklara ve hırçın dalgalara doğru hafifçe sallanıyordu. Kanlı ellerini kuru toprağa yasladı, toprak taneleri ve minik taşlar ellerine yapıştı. Her zaman sözlerini tutan, şerefine leke sürülmesini istemeyen biri olmuştu. Sözünü tutacak mıydı? Son cinayetini işleyerek bedenini bu falezden atacak mıydı? Denizde doğmuş, denizde ölmeyi arzulayan bir kadındı. Araba sesini duydu, gözlerini usulca kapattı. Gelenin kim olduğunu biliyordu. Araba durdu, kapı açıldı. En az onun kadar kana bulanmış adam kadına doğru ilerledi. "Doğruymuş." derken, tahmin ettiği bir şeyin gerçek olduğunu görüyordu. Kadın onun sesindeki hayalkırıklığını ayırt edebilirken adam konuşmaya devam etti. "Son cinayetin kendi cinayetin olacakmış." Kadın gözlerini uçsuz bucaksız görünen denize ve gökyüzüne araladı. Mavilerinde manzaranın yansımaları can buluyordu. Adam kadının arkasında durup eğilerek kanlı elini kadının saçlarına yerleştirdi. Bir tutam saçı avcundaki kanla boyarken "İzin vermiyorum kızıl." dedi, kısık bir sesle. Bu uçurumdan düşecek beden sağ kalmaz, bütün olmazdı. Ruhu bedeninden ayrılacak, bedeni onlarca parçaya bölünecekti. Bu ona göre bu zamana dek işlediği cinayetlerin en vahşi olanıydı. Kadın kabuslarını yaşamaya karar vermişti.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • RUH-U REVAN
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXT�İNG)
  • ASENA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines