KOD AOTRON

KOD AOTRON

  • WpView
    Reads 197
  • WpVote
    Votes 16
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jun 26, 2019
WpInfo
Fiction
Science Fiction
Geleceğin temelleri tam anlamıyla bilgiyle değişeceğeni söyleyen insanlar bunun metafordan alınan bir temelli olmasının yanı sıra temeli olan düşünce biçimindeki durum varken bilginin kendisi değerlendirildiğinde ellerinde bilginin kullanıla bilir işlevliğinden başka bir şey olmadığını düşünüyorlardı. Fakat bilginin işlev temelliliğinin bulunduğu etkinliği , değerlendirildiği konumunun tam aksine kendi saflığını ele aldığımızda bilginin bulunma ve etkin durumu bulunduğu tüm gerçeklikte gözlemlene bilecek olaylardan daha fazlasını sunuyor. Hayır , Emin olun düşüne bileceğinizden bile daha fazla. Yaşaya bildiğimizden daha fazlası... En azından ben TRON'da son bulunuşumda tam olarak bunu düşünüyordum. Belki yanılıyorum , belkide değil. KOD bir kere yazıldı , sistemi işlevliği artık yerine getirilmeli. TRON Efsanesi ve ANON dan esinilmiştir ve bu seri kendi içinde varyasyona dönüşmüştür. Şimdiden iyi okumalar
All Rights Reserved
#379
bilim
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • On Üçüncü Pay
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • Albay Kızı
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • YAPAY KALP +21
  • DUHUL

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines