Story cover for gri  by vedavaIsi
gri
  • WpView
    Reads 194,988
  • WpVote
    Votes 11,840
  • WpPart
    Parts 35
  • WpView
    Reads 194,988
  • WpVote
    Votes 11,840
  • WpPart
    Parts 35
Complete, First published Apr 13, 2019
[texting, tamamlandı]

Gri'm: Anlamadım?

0544***: Anlamayacak bir şey yok.

0544***: Seni diyorum, otobüste gördüm.

0544***: Gri gözlerin beni benden aldı diyorum.

Gri'm: Onu anladım. 

Gri'm: Bana yazma amacını anlamadım.

0544***: Seni tanımak istiyorum.

0544***: Her gördüğümde boğazımı düğümlendiren çocuğu tanımak istiyorum.


© 2019 | vera
All Rights Reserved
Sign up to add gri to your library and receive updates
or
#642selim
Content Guidelines
You may also like
Zümrüt Yeşili / SEMİH KILIÇSOY (DÜZENLENECEK) by Siittaaree
34 parts Ongoing
"Sonra yıllar girdi aramıza,kıtalar, kilometreler girdi. Yıllarca görmedim yüzünü,duymadım sesini, nerde ne yapıyor hiç bir fikrim yoktu ama şurdan" İşaret parmağını sertçe tam sol göğsüne vurduğunda benim kalbim teklemişti. Biz harbiden tek bir insan olma yolunda emin adımlarla ilerliyorduk. "Bir gram bir şey eksildiyse namerdim. Ben yıllarca o fotoğrafa tutunmuşum, yıllarca maçlara çıkmadan önce,gece yatmadan,sabah kalkınca,mutluyken, mutsuzken,sinirliyken,kırgınken her durumda, her şartta o fotoğrafa sığınmışım. Yıllarca o fotoğrafı öpmüşüm... Şimdi sen diyorsun ki Asya nasıldı lisedeyken? Asya hep güzeldi Doktor Hanım. Sen anlamazsın belki başkası da anlamaz belki... Çünkü her insanın retinası farklıdır derler.Tek yumurta ikizlerinin bile... Yani şu koskoca dünyada hiç biriniz onu benim gözümle göremezsiniz... Kendisi bile." Kılıçsoy yine yapmıştı yapacağını... Yine fethetetmişti gönülleri... Gözlerimden bir damlanın usul usul yanağıma süzüldüğünü hissettim. Bakışlarım dalga dalga olsada onun zümrütleri parıl parıl parlıyordu. "Elli bin kere dedim güzelsin diye ama dinletemiyorum. Oysa bir kerecik bakabilse benim gözlerimle kendine... Bakmaya doyamazdı... Kendimi biraz daha açık ifade etmem gerekirse ben ona bakarken gözlerimi her kırptığımda kaybettiğim saliselere üzülüyorum... Bilmem anlatabiliyor muyum?" Bu okuyacağınız bir Semih Kılıçsoy kurgusu olmakla beraber içinde başka futbolcularında kurgularını okuyabileceğiniz sarmal bir kitap olacaktır. Emirhan Topçu Tayyip Talha Sanuç Yakup Arda Kılıç Mustafa Erhan Hekimoğlu gibi... Yazılım mühendisi olan Asya'nın Beşiktaş'ın stadına grip skor tabelasını hacklemesi ile Türk Futbolunda bir kırılma anı yaşanır. Bu kırılma anı ile birlikte yaşanan olayları bir tutam futbol bir kaç tutam romantizim ve bolca aksiyon içeren kurgumuzu merak
LAVİN by kayiphis
3 parts Ongoing
Lavin, 'babana bile güvenme' sözünü kulağına değil kalbinde sessizce çırpınan bir sızı gibi taşıyordu. Her atışında biraz daha derine işleyen, sustukça büyüyen, görünmeyen ama hep orada olan bir ağırlıktı bu... Çocukluğu, güvenin kırık aynasından süzülüp gelen keskin yansımalarla doluydu; neye elini uzatsa kesiliyor, kime sırtını yaslasa parçalanıyordu. Her anı, cam kırıklarının üzerinde yürüyormuşçasına ince bir acıyla örülmüştü. İnsanlara tutunmayı hiç öğrenememişti; ellerini uzattığında karşılaştığı hep soğukluk, hep boşluktu. Kalabalıklar içinde bile yapayalnız kalmanın ne demek olduğunu erken yaşta öğrenmişti. Tek sığınağı, annesinin sarılışında bulduğu o sessiz ve sıcak sevgiydi - fırtınanın ortasında soluk bir liman gibi... Onun kucağı, dünyanın tüm gürültüsünü susturabilen tek yerdi. Annesinin ölümüyle birlikte, Lavin'in içindeki son ışık da sönmüştü. Onu hayata bağlayan, karanlıkta yolunu bulmasını sağlayan tek parıltı yok olmuştu. Geriye sadece bir gölge kaldı-nefes alan, yürüyen ama yaşamayan bir gölge. Ta ki bir gün, griye boyanmış bir şehrin, unutulmuş bir kaldırım kenarında otururken... Bir yabancı, sessizce yanına yaklaştı. Hiçbir söz söylemeden, yalnızca elini uzattı ona. O an, Lavin'in donuk gözlerinde bir şey kıpırdadı-yıllardır kımıldamayan, kıpırdamaya cesaret edemeyen bir şey. O el, geçmişin tüm yükünü silip atmadı belki ama çok daha derin bir geleceğin ilk taşını döşedi. Lavin, ilk kez bir elin sadece uzatılmak için, sadece tutulsun diye var olduğunu fark etti. Ve belki de o anda, içindeki bütün duvarların çatladığını hissetti, birinin onu görmeye çalıştığını ilk kez o zaman anladı. Bazen insan, en çok unuttuğu yerde yeniden kendine rastlar...
You may also like
Slide 1 of 10
Masumiyetin Sonu (La fine dell'innocenza) cover
Zümrüt Yeşili / SEMİH KILIÇSOY (DÜZENLENECEK) cover
SEÇKİN KRALİÇE cover
Nicole Zalewski / My Hearts cover
LAVİN cover
Yaz Kızı cover
Element Koruyucuları cover
TABU cover
smutshots cover
Aslında Demek İstediklerim |texting cover

Masumiyetin Sonu (La fine dell'innocenza)

34 parts Ongoing

"Ela, sabrımı sınıyorsun. Yapma... Canını yakarım!" Onu sinir edecek şekilde, dudaklarımın kenarıyla alaycı bir şekilde gülümsedim. "Ne yapacaksın, Massimo? Söylesene..." Biraz sustuktan sonra, bir şey hatırlıyormuş gibi yaptım. Gözlerimi kısarak, en zehirli sözlerimi hazırladım. "Ah, doğru! Benimle sevişirken intikam planı düşüneceksin, değil mi?" Onu gerçek anlamda sinirlendirmek istiyordum. Hiç beklemediği bir şey söyledim ve gerçek anlamda onu sinir etmeyi başarmıştım. "Tüh, şansına küs. Çünkü ben senin dışında herkesle sevişebilirim. Ama seninle asla." Ve böylece istediğimi elde etmiştim. Onu kışkırtmayı başarmıştım. "Bir daha söyle! Hadi söylesene!" Kafamı kaldırdığımda, göz göze gelmiştik. "SÖYLE DEDİM!" Beklenmedik bir anda sesi bütün evin içinde yankılandı. İlk defa ondan korkmamıştım. "Tekrar duymak istiyorsun, pekala o zaman söyleyeyim... Diyorum ki, senin dışında-" Lafımı bitirmeden, dudaklarımın üstünde hissettiğim baskıyla öylece kalakaldım.