TANRI = PERİ MASALI

TANRI = PERİ MASALI

  • WpView
    Reads 12
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Apr 19, 2019
Tanrı fikrinin peri masalından ibaret olduğunu anlatacağım. Tanrı fikrinin bir peri masalından farkı yoktur. Bunu anlamak pek de zor değildir. İnsanlar asırlar boyu bilinemeyen ve bilimin henüz bulamadığı şeylerin içine tanrıyı koydu. O bilinmeyen boşluğu tanrı ile doldurdu. Yani, BOŞLUKLARIN TANRISI! Örneğin; Vikingler, ay tutulunca tanrıların mesaj gönderdiğini zannedip eşyalar ile ses çıkarıp ayin yapıyorlardı. Halbuki bugün bilim sayesinde biliyoruz ki ay tutulması basit bir gölge olayıdır. Tanrıya ihtiyacımız kalmıyor. Konuyu dağıtmadan neden peri masalı olduğunu kısa bir diyalog ile özetlemek istiyorum. Siz de neden peri masalı olduğunu anlarsınız. Ahmet ile Mehmet konuşuyorlar. Ahmet ateist, Mehmet ise teisttir. Konuşmaları: Mehmet: Tanrı her şeyi ne kadar da güzel yaratmış değil mi Ahmet? Ahmet: Bu masanın üstünde peri var. Mehmet: Ama ben görmüyorum. Ahmet: Bu görünmez peridir. Mehmet: Ama masaya dokununca hiçbir şey hissetmiyorum. Ahmet: Dokununca hissedemezsin. Mehmet: Masanın üstünde bir peri varsa kanıtla da görelim. Ahmet: Tabii. Bu muhteşem ağaçlar, kuşlar, canlılar... Hepsini O yarattı. Yağmuru yağdıran, topraktan bize nimet veren O'dur. Yoksa bunlar tesadüfen olamaz. Mehmet: Hayır, hepsini tanrı yaptı. Ahmet: Ben de peri yaptı diyorum. İşte bu diyalog örneğinden de anladığınız gibi tanrı inancı ile peri inancı arasında pek bir fark yoktur. Doğduğumuzdan beri bizlere dinsel inançlar ve tanrı korkusu empoze edildiği içindir ki zihnimiz tanrı fikrini doğal bulmaktadır. "Peri yarattı" fikriyle büyüseydik de tanrı fikri saçma gelirdi. Teşekkürler...
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • YAPAY KALP +21
  • Albay Kızı
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • On Üçüncü Pay
  • DUHUL
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • Vortaris
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines