1946:MS. Todds

1946:MS. Todds

  • WpView
    Reads 127
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 5
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jun 9, 2019
WpInfo
Fiction
Historical
Yıl 1946. Amerika Birleşik Devletleri 2. Dünya savaşını henüz atlatmıştı. İnsanlar savaşın getirdiği yoksullukla harmanlanmış güçsüzlüğü hazmetmiştiler, artık kutlama zamanıydı. Beyefendiler her zamanki şık takımları ve şapkaları içerisinde eski yollarda ilerlerken, hanımefendiler ise kırmızı rujları ve ojeleriyle herkesin dikkatini çekiyordu. Ancak bir şeyler farklıydı. Kadınlar; Eşlerinin yokluğunda yönetmeye alıştıkları düzeni eski haline çevirmek istemiyorlar, Erkekler ise ; Kadınlara zar zor bıraktıkları yönetimi ele almak için çok heveslilerdi. Ne de olsa koca bir savaşı atlatmışlardı ve düzen artık eski haline dönebilirdi. Peki hangisi doğru? Bir kadın tek başına fırında ekmek satamaz mı? Yoksa bir erkek tek başına evdeki üç çocuğuyla ilgilenemez mi? Tüm bu karmaşa şehre hakim olmuşken ve her evde muhakkak her akşam bir hakimiyet kavgası sürerken bayan Todds bir şeyi yapmaya karar verdi yatağının içinde. İki yıl önce ara verdiği ajanlık kariyerine yeniden dönecekti. Bu öylesine bir dönüş değildi, Bu kanıtlama hevesiydi. Yarın gidecek ve William's Yetenek Avı firması adı altına saklanmış Hükumet Bürosunda iki yıl önce iş teklif ettikleri kod kırıcı bölümünde işe başlayacaktı. Bu hem kendisine hem de çevresindeki kadınlara gösterecekti ki bir kadın isterse her şeyi başarabilirdi. Tek gereken bunu yapabileceğine inanması.
All Rights Reserved
#236
eski
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Gül-i Saltanat
  • PƏRİ SƏFƏVİ
  • ŞARLMAN 1 | KİTAP OLDU
  • Asenath | Firavun'un Ruhu
  • Hayat Ağacı
  • Ölü Kralın Laneti
  • Dolunayın Kırık Aynası -KİTAP OLDU-
  • Ramazan Avı

Bir haremde yalnız kalmak, bin ordunun ortasında silahsız kalmaktan daha korkunçtu. Onlar aşkı seçselerdi, tarih susardı. Layla bir masal anlatmadı; o, iki imparatorluğu yeniden yazdı. Gül'ün en dikenli hâli, onun en tehlikeli zamanıdır. Bir kadının sessizce yükselmesi, iki imparatorluğun ayak seslerine karıştığında, tarih yeniden yazılır. Zaman geçer, hanlar değişir; lâkin bir kadının kalbine dokunan aşk, asla silinmez. Gözlerde saklananlar, fısıltılarda boğulanlar ve aşk uğruna can verenlerin destanıdır bu. Okuyacağınız her satırda, bir gülün kanla sulanmış hikâyesi vardır... Bu hikâye, sadece Layla'nın değil; aşkına, gururuna, düşmanına ve kaderine başkaldıran tüm kadınların hikâyesidir... Gül-i Saltanat, bir kadının hikâyesidir...

More details
WpActionLinkContent Guidelines