YETİMLER KUYUSU

YETİMLER KUYUSU

  • WpView
    Reads 1,369
  • WpVote
    Votes 194
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sat, May 1, 2021
Wattpad'de bu isim ile yayımlanan ilk ve tek kitaptır. Burası yetimler kuyusuydu. Biz yetimler küçüklükten alınır, sığınaklıklara yerleştirilir, eğitim aşamalarından geçirilirdik. Görevimiz bizi yok etmeye çalışanları yok etmekti. Peki bunlar dışında burası gerçekten bir kuyu muydu? Kuyuya "kaç beden, kaç ömür sığar ki?" Demeyin. Çünkü biz yetimler o kadar çokuz ki binlerce hayat sığdırılmış bedenlerdik. Son zamanlarda kuyuda konuşulan garip olaylar, yetimlerin dilinden düşmeyen gizli sırlar, sığınaklıklarda asılı ölü bedenler... Bizim felsefemiz geçmiş hatırlanmaz gelecek vaad edilmezken yetimler neden geçmişin peşindeydi? Aklıma gelen bu sorunun tek cevabı "Biz gerçekten yetim miydik?" Bedenimi ve aklımı saran bu soru benim aşılmaz zor bir yola sürükledi. Ölü bedenlerin sırrı... Tenimi buz keserken gerçekleri öğrenmekten korktum. Ama o geldi ve cesaretim içimde ki beni sarıp yok etmeye çalışan soru gerçeğine kavuşmaya başladı. Ve ben Işte o an benim ben olmadığımı anlamıştım! Kitap kapağı @writerladyy 'e aittir.
All Rights Reserved
#107
sevmek
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Karven
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines