BEDEL

BEDEL

  • WpView
    Reads 713,019
  • WpVote
    Votes 22,879
  • WpPart
    Parts 50
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Feb 25, 2020
WpInfo
Non-Fiction
Herşey başlama noktasına geri döndü işte. Sevmek en büyük günahdı bu memleket için. Hedef olarak seçtiği kişiyi süründürene kadar bırakmazdı bu memleket. Ağlardı analar, feryat ederdi kızları için. Gecenin yarısı dağın başında siperde beklerken ay işığında ağlarlardı genç kızlar. Dua ederlerdi kendileri için. Bir başkası onları kurtarsın diye dua ederdi. Ama olmazdı, ne kadar çok dua ederlerse etsin. Bir fayda etmiyordu. Bir çığlık sesi bide silahın sesi inletirdi memleketi. Çığlık sesi kesilince, silah sesi durmazdı yine. Yüreği sızlar insanın ve yine ağlarlardı anne yüreği olanlar. Öldürmeye çalışmaları süründürmeleri filan hikaye, hiç ölüme bile isteye atarmı insan kendini? Sanki kanaması durmak bilmeyen bu memleket damarlarından birini kesmiş gibi, kanaması durmuyor ve her saniye daha çok acıtıyor.. Daha kötü olan ne biliyor musun? Ölmüyorsun.... O an ölmek istiyorsun ama ölmüyorsun, öldürmüyorlar. Ölmek için yalvarmak istersin onlara ama bir bakmışsın ki kendini elalemin kocasının yanında bulursun, ve en kötüsü ise sana zorla sahip olurken, ileriki zamanlarda o adama aşık oluyorsun..... Feryat koptu o an avluda " ne olur Berzana ağam.." dizinin üstüne çöküp boyun eğdi oan Berzana."yalvarırım ağam, onun bir suçu yok, hem o daha küçücük" ağlamaklı sesiyle feryat ediyordu karşısındaki vicdan sahibi olmayan adama... Bu memleketin büyüğü küçüğü yoktu. Hata onlar için en büyük suçtu. Susmak çare değildi, ama susmak zorunda kalıyordu insan. 'bir yandan erkek çocuğum olsun namımı sürdürsün. Bir yanda kız çocuğum olsun namusumuzu temizlesin' derlerdi bu vicdansız memleket adamları. Kız çocuklarını namus için, erkeklerin yaptığı suçları örtmek için kullanırlardı. İşte herşey bi mermi kadar kolaydı. Feryat içinde tekrar silah sesleri yükseldi avluda...
All Rights Reserved
#20
mardin
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • Sessiz Yemin

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines