KAPTAN-I DERYA

KAPTAN-I DERYA

  • WpView
    Reads 110,753
  • WpVote
    Votes 13,398
  • WpPart
    Parts 41
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Tue, Jun 3, 2025
Düştüm ey Gönül! Gözden, yürekten, elden ayaktan... Bilemezdim böyle olacağını. Ben ki iflah olmaz, serseri bir kızdım. Tek derdim Galata'nın yamacında bir ömür geçirmekten ibaretken Karadeniz'de boğuldum. Abi bildiğimle evlenmekten kaçarken ateşle nikâhlandı yüreğim. Ama sen bilemezdin bu aciz beni! Görmemeliydin gözlerimde çağlayan seni! Varsın sen yine beni dilbaz bil. Ben yanarım ateşinde, kül olurum ama asla sönmem. Varsın sen görme beni, yine sev sarı saçlı mavi gözlünü ama gülme de yüzüme, çünkü ben ilk kelimesini henüz söylememiş bir bebekten farksızım. Gülüşlerine de aldanırım, dokunuşlarına da. İlk kelimem sen olursun o zaman ben savrulurum. ----- Yandım ey Can, cayır cayır kor alev oldum. Nerden bilecektim kara gözlerinin Karadeniz'den tehlikeli olacağını. Hani o yaramaz bir kız çocuğuydu sadece? Nereden bilirdim o yaramaz çocuğun kalbimin zillerine basıp kaçacağını? Hani aşk bir kez olurdu? Yoksa ona kadar olanlar aşk mı değildi? Oysa o hayatıma girdiğinde kalbim başkasındaydı... Bende bile değildi! Nasıl ele geçirdi ruhumu? Dilbaz'ım, Telli Turnam... Galata'n olsam ayrılmasan yamacımdan... ⚓⚓⚓⚓ Hikaye 10 Ağustos 2022 tarihinde kaldırılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
All Rights Reserved
#567
anlaşmalıevlilik
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

More details
WpActionLinkContent Guidelines