Story cover for Ecmel by GzdeErdoan3
Ecmel
  • WpView
    MGA BUMASA 11
  • WpVote
    Mga Boto 0
  • WpPart
    Mga Parte 1
  • WpView
    MGA BUMASA 11
  • WpVote
    Mga Boto 0
  • WpPart
    Mga Parte 1
Ongoing, Unang na-publish Jun 01, 2019
Değişik hayatlar,  herkesin kendine göre hayatı zordur. Ama asıl zor olan o hayatları derliyip toplamak ve güzelleştirmekti. Ben, bunu başardım. Hayatımı da buna adadım. Her gördüğüm insana umut yüklemek ve kendilerine yeni bir yol çizmesini öğretim. 

Biri hariç, o karanlıkta yaşayan ve gitgide karanlıkta boğulan bir kız. O aydınlık bir yoldan sapıp kendine karanlığı çizmişti ve buna beni de kattı. Rengarenk ruhumu alıp, siyah bir zincir yaptı o zincirle beni kendine bağladı. 
_______

"Söylesene, neden böylesin? Yani çoğu insanın arzuladığı bir hayat yaşamak varken, neden böylesine leş bir çıkmazdasın?"

"Leş mi? Güldürme beni, asıl leş olan benim elimin tersiyle ittiğim şeye arzu duyanlar. Kalıcı tek şey acılarındır bunu unutma Cihan. Onlar seni yaşatır. Sevinçlerini tek bir acı yok edebilir ama hiçbir sevincin acılarını yok etmez. Haksız mıyım? Ama onlar seni yıkmaz aksine güçlendirir. En büyük sevinçlerini seni bağımlı kılar. En büyük acıların ise özgür."

Anlam veremedim ilk başlarda, ama sonra anladım ki,  karanlığın seni sen yaptığını. Renklerin ise sadece yük olduğunu. 

"Sen benim en karanlık yükümsün Ecmel."

"Ben bir renk değilim. Karanlık ve ya siyah bir renk değildir. Ama ben ne siyahım ne karanlığım. Ben reddediyorum herhangi bir şey olmayı. Ben bir sınıflandırmaya girmeyi reddediyorum."

"Nesin sen Ecmel?"
"Ben, sadece benim."
All Rights Reserved
Table of contents

1 parte

Sign up to add Ecmel to your library and receive updates
o
#11ecmel
Mga Alituntunin ng Nilalaman
Magugustuhan mo rin ang
Ay🌙 ve Güneş ☀️  ni ElifHanerli7
45 parte Ongoing
Gerçek Ailem (Bebek)Kurgusu "Ay gökçek bir oğlandı. Suskun, ağırbaşlı... Güneş ise güzel bir kızdı. Duygusal, kırılgan... Ay, Güneş'e âşıktı. On beşlediği bir gün, kalbini ona açtı. Meğer Güneş de Ay'ı seviyormuş; ama bu aşkı dile getirmeye cesaret edememiş. Ay'ın sözleri ona güç verdi. Ve o gün, ilk kez aynı duyguda buluştular. Ay'ın her on beşlemesinde bir araya geldiler. Gelecek hayalleri kurdular. Son buluşmalarında evlenmeye bile karar verdiler. Ama bu mutluluğu kıskanan bir cazı (cadı) karısı, Güneş'in kulağına Ay hakkında yalanlar fısıldadı. Güneş soğudu. Ay ise olan bitenden habersizdi. Güneş'in etrafında dolandı durdu. Suskunluğuna anlam veremedi. Çok üzüldü. Bir gün Güneş, Ay'a dedi ki; "Boşuna peşimde dolaşıp durma. Seninle evlenmeyeceğim. Benden umudunu kes." Ay bu sözleri anlayamadı. "Kıyamete kadar senden umudumu kesmeyeceğim," dedi. "Bir gün suçsuz olduğumu anlayacaksın." O günden sonra konuşmadılar. Ama Ay, Güneş'i unutamadı. Her on beşlemesinde hasretle ona bakmak istedi. Güneş ise parmaklarını uzatıp gözlerini kapattı. İnsanların Güneş'e bakamamasının sebebi de buydu. O yakıcı ışıklar... Güneş'in ince parmaklarıydı." Yetimhane müdürü sustu. Sonra bakışlarını iki küçücük çocuğa çevirdi. Mavi gözlü olana baktı. Gri gözlü olana baktı. "Demem o ki," dedi, "bu mavi gözlünün adı Güneş, gri gözlünün adı da Ay olsun." "Adları gibi yaşasınlar."
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  ni mavverra
50 parte Ongoing
Bir odayı karıştırmak hayatını yerle bir etmeye yeter mi? Sadece biraz dinlenmek istemişti. Ama gözlerini açtığında zenginliğin içinde kaybolmuş kibirli bir adamın yatağındaydı, hem de yalnızca bir havluyla. Feraye zengin bir aileye gelin giden ablasının yanında yaşamak için geldiği yalıda yalnızca huzurlu bir hayat arıyordu. Ancak gecenin bir yarısı yanlış bir odaya girip tanımadığı bir adamın yatağında uyanmasıyla her şey geri dönülemez şekilde değişti. O geceden sonra hayatı artık ona ait olmaktan çıktı. Karşısında kibriyle sinirlerini zorlayan ama varlığıyla kalbini darmadağın eden bir adam vardı. Bazı sınavlar kaçmakla geçilmezdi, bazı duygular görmezden gelinmezdi. Ve bazı adamlar unutulamazlardı. ❝"Kucağımdasın." dedi alçak bir sesle. "Dün gece seni elimle getirdim ve vücudunda hâlâ izlerim var." Beni daha çok çekti kendine doğru, kendi alt bedenine doğru bastırdı. Onu hissedebilmek muazzam bir arzu uyandırıyordu bedenimde, sağduyu ve mantığımın yerini şehvet ve ihtiras alıyordu. "Arzu duyduğunu, beni ne kadar istediğini biliyorum." Nefesim hızlandı, söyledikleri ne yazık ki tamamen gerçekti. Onu delice arzuluyordum, hatta bazen rüyamlarımda bile gördüğüm oluyordu. Bu yüzden kasıklarım sızlıyor şu an, bu yüzden ateş bastı bedenimi. Yüzü yüzüme daha çok yaklaşınca burunlarımızın uçları birbirine değdi, dudaklarım öpülme arzusuyla karıncalanmaya başlamışlardı. Onun temasına kayıtsız kalamıyordum, korkunç bir ten uyumu vardı aramızda. "Kaçman bunu değiştiremez." Konuşurken dudakları benimkine dokunuyordu, kendimi tutamayıp ilk hamleyi yapan olmaktan korkuyordum. "Ben de seni istiyorum." diye ekledi en son, zaten hemen ardından dudaklarıma kapandı.❞ ▪︎Yaş farkı vardır. ▪︎Cinsel içerik vardır. Cinsellik, küfür ve hassas içerikler barındırmaktadır. Rahatsız olacaklar okumasın.
Magugustuhan mo rin ang
Slide 1 of 10
Ay🌙 ve Güneş ☀️  cover
RÜZGARIN MELODİSİ | TEXTİNG cover
Kazandıkça Kaybetmek  cover
~Benim Gözlerimle Gör Dünyamı~ cover
DENEME SÜRECİ /gerçek ailem cover
Beni Böyle Sevme/ Texting  cover
FERAYE | NEFRETTEN AŞKA  cover
Halısaha |texting cover
GÖRÜCÜ USULÜ +18 cover
İLİŞKİ DURUMU: SENSİN cover

Ay🌙 ve Güneş ☀️

45 parte Ongoing

Gerçek Ailem (Bebek)Kurgusu "Ay gökçek bir oğlandı. Suskun, ağırbaşlı... Güneş ise güzel bir kızdı. Duygusal, kırılgan... Ay, Güneş'e âşıktı. On beşlediği bir gün, kalbini ona açtı. Meğer Güneş de Ay'ı seviyormuş; ama bu aşkı dile getirmeye cesaret edememiş. Ay'ın sözleri ona güç verdi. Ve o gün, ilk kez aynı duyguda buluştular. Ay'ın her on beşlemesinde bir araya geldiler. Gelecek hayalleri kurdular. Son buluşmalarında evlenmeye bile karar verdiler. Ama bu mutluluğu kıskanan bir cazı (cadı) karısı, Güneş'in kulağına Ay hakkında yalanlar fısıldadı. Güneş soğudu. Ay ise olan bitenden habersizdi. Güneş'in etrafında dolandı durdu. Suskunluğuna anlam veremedi. Çok üzüldü. Bir gün Güneş, Ay'a dedi ki; "Boşuna peşimde dolaşıp durma. Seninle evlenmeyeceğim. Benden umudunu kes." Ay bu sözleri anlayamadı. "Kıyamete kadar senden umudumu kesmeyeceğim," dedi. "Bir gün suçsuz olduğumu anlayacaksın." O günden sonra konuşmadılar. Ama Ay, Güneş'i unutamadı. Her on beşlemesinde hasretle ona bakmak istedi. Güneş ise parmaklarını uzatıp gözlerini kapattı. İnsanların Güneş'e bakamamasının sebebi de buydu. O yakıcı ışıklar... Güneş'in ince parmaklarıydı." Yetimhane müdürü sustu. Sonra bakışlarını iki küçücük çocuğa çevirdi. Mavi gözlü olana baktı. Gri gözlü olana baktı. "Demem o ki," dedi, "bu mavi gözlünün adı Güneş, gri gözlünün adı da Ay olsun." "Adları gibi yaşasınlar."