KADERİN KIRMIZI İPİ

KADERİN KIRMIZI İPİ

  • WpView
    Leituras 1,716
  • WpVote
    Votos 108
  • WpPart
    Capítulos 12
WpMetadataReadEm andamento
WpMetadataNoticeÚltima atualização dom, dez 8, 2019
WpInfo
Não Ficção
Bu ne çok komik ne çok acıklı nede çok aşk barındıran bir kitap. Sıradışı aşklar sıradan hayatlar barındıran, yok artık denilen Tevafuk larla dolu olan bir kitap. Kaderin pençesine düşmüş bir kaç insan Fatma nın askerlere olan hayranlığı o kamuflaj a olan hayranlığı daha küçük yaşlarda temellerini atmışken arkadaşı Asena ile o giz dolu kapı onun için ardına kadar açılmıştır ve artık oda o dünyanın bir parçasıdır Yılmaz yüzbaşı diye bilinir Fatma nın "yav bu adamın adı yokmu" diye isyan edecek kadar adı sanı muammadır kan kardeşi dağların yalnız bozkurt u ise kardeşten ötedir Kader bu dört insanı bir birine bağlayıp bir güzel kördüğüm yaptığı yetmiyormuş gibi birde dalga geçer gibi kurdale yapmış. Gülsek mi ağlasak mı bunada gelin siz karar verin
Todos os Direitos Reservados
#164
yüzbaşı
WpChevronRight
Junte-se a maior comunidade de histórias do mundoTenha recomendações personalizadas, guarde as suas histórias favoritas na sua biblioteca e comente e vote para expandir a sua comunidade.
Illustration

Talvez você também goste

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA +21 (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • Sessiz Yemin
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik (Tamamlandı)

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Mais detalhes
WpActionLinkDiretrizes de Conteúdo