GEL
  • WpView
    Reads 50
  • WpVote
    Votes 4
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jun 27, 2019
Ben yağmurları durdururum...🎵 Ben gönülden bağılıyım.Her ne kadar yasak olsun,utanalım hatta görmeyelim hiç birbirimizi ama sen bana gönülden bağlı olduğunu söyle gözlerinle.Ben herşeyimle sendeyim ve ben sana olan bu sevgim sayesinde yağmurları bile durdurabilir hatta imkânsızlıkları başarabilirim.Sen yeterki iste ve ölene dek bende kal... Ay tepede yerini almış ve tüm ışığıyla adeta bana umudumu kaybetmemem gerektiğini söylüyordu. Başımı hafifçe sola çevirdim.Onu gördüm! kafası kolumun üstünde ve kokusu tüm vücudumdaydı.O gökyüzüydü,ben ise yeryüzü.O güneşti,ben yağmur... O vardı,bende vardım;biz yoktuk...Biz özeldik.Dünyaya sığmazdık.Dünya tersine dönsün,Bu koca evren yer değiştirsin ,belki yan yana gelemezdik ama yangınlar bile yanamazdı gözlerimiz ve yüreğimiz kadar... Ben Yağmur...Kendimi bildim bileli güneşi seviyorum.Sorarsanız "dostum"derim.Bu ağzımın konuştuğu kısımdır.Ama gözlerime sorarsanız;sonsuza dek yanacak bir ateş görürsünüz... Herşey o gün başladı.Onu gördüğüm gün... Kütüphane de tozlu rafların arasında dolanıyordum.Elinde kalınca bir kitap,yanında bir kahve bardağı,usulca sessiz ve özelce çalan "gel" şarkısı... O günden sonra biz dost olduk,can olduk.Ama asla birbirimizden olmadık. Dostumdu o benim, sadece bunu söyleyebilirdim.Fazlası bize zarar, ona hüzündü.İnsanlara ise büyük bi ihanet... Şimdi biz,dört yakın dost kampa gelmiştik. Sarp ve Aslı kendi halinde uyuyor.Ve benim söylemeye korktuğum Güneşim, bir Yağmurun kolunda uyuyordu... Bu bir aşk hikayesi değildi.Bu çevrelerinde engellerin var olduğunu bilen ama bu engellerin kalkması için yağmurları bile durdurabilecek ve tüm imkansızlıkları başarabilecek olan güneş ve yağmurun hikayesiydi... •Mert Kıyak-GEL
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • ALİN | Gerçek Aile
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • Sirayet|Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • KORKUT / bxb
  • Mafyaymısmıs

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines