LAL
  • WpView
    Reads 5,872
  • WpVote
    Votes 873
  • WpPart
    Parts 15
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Dec 18, 2019
Hatırlıyor musun kardeşim? Geceleri hep kolye yapardı annemiz geç vakitlere kadar. İki tane de bizim için yapmıştı hatta lal taşından. Doğada bulunan özel bir taşmış lal taşı. Kolyesini takan kişiye, korkularından uzaklaştırıp cesaret verdiğine inanılırmış. Bize de, yalnız kalınca korkuyoruz diye takmıştı annemiz. Peki ya onunla birlikte oynadığımız lal oyununu hatırlıyor musun? İkimiz bir takım olurduk, o ise tek başına karşı takımda bulunurdu. Oyunda konuşmamız yasak olduğu için, yardıma ihtiyacın olduğu zaman minderlerin arkasından göz kırpardın bana. Bizden yıllar geçti. Artık yalnızlığa alıştık. Korkmuyoruz değil mi? Çoğu zaman yardıma ihtiyacımız var fakat şimdilerde göz kırpınca yanımıza gelip bizi avutacak kimse yok. En kötüsü de ne biliyor musun? Biz diye bir şey yok. Yan yana olmayı geçtim birbirimizden haberimiz dahi yok. Zaten en çok da bu yokların arasındaki çaresizlik acıtıyor canımı.
All Rights Reserved
#119
cesaret
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Sessiz Yemin
  • Karven
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Vatan Uğruna
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines