Chernobyl |&| Larry

Chernobyl |&| Larry

  • WpView
    Reads 355
  • WpVote
    Votes 38
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadMatureComplete Sat, Jul 6, 2019
26 Nisan 1986 tarihinde Sovyetler Birliği'ne bağlı Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin Pripyat şehrinde meydana gelen Çernobil Nükleer Santrali felaketi alanına ilk varan görevlilerden biriydi Harry. Pripyat yangın departmanına bağlı bir itfaiyeci olarak görevi, 4 numaralı reaktörde gerçekleşen patlama ardından çıkan yangını etkisiz hale getirmekti. Başına geleceklerden bihaber, bir an önce onu evde bekleyen güzel eşinin yanına dönmeyi ümit ediyordu. Fakat daha sonrasında yaşanacaklar hem ikisi için, hem de Dünya için felaketten başka bir şey değildi. Bu hikaye tüm çıplaklığıyla gerçeği yansıtmaktadır. Kurgu olan tek taraf ise Lyudmila, yani Louis'nin ölümüdür. Kendisi günümüzde hâlen Kiev'de oğlu ile yaşamaktadır.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • BAKICI
  • Mila Ay'
  • İntikam • bxb
  • DOLANDIRICI (texting)
  • CEMRE (Mahalle Kurgusu)
  • ünlü
  • Gün Işığı ☀️ Orel
  • KUZEY KUTBUNDAN ADAM
  • İkimize Birden | Barış Alper Yılmaz
  • Tutsak | Barış Alper Yılmaz
BAKICI

Damla & Barış "Heyecandan delireceğim, Pelin!" dedim, büyük bir sevinçle. Pelin ise başımda kıyafet katlıyor ve benim dediklerimi asla takmıyordu. Başımda ev topuzu ve üstüne bir kalem bağlamış, tırnaklarımı kemiriyordum. Birazdan sonuç gelecekti ve ben ya sevinçten deliler gibi sevinecektim, ya da tüm hayallerim suya düşecek ve ben başka iş başvurulara bakacaktım. "Kızım delirdin mi? Ya alınırsan, alınırsın takma kafana bu kadar!" dedi, rahatlıkla. "Ben burada kalp krizi geçireceğim, sen nasıl bu kadar rahatsın?" diye sordum, garip bir şekilde. O ise cevap vermedi ve ben de önüme döndüm. Ardından topuzumu açıp, kısa saçlarımı serbest bırakmıştım. Bilgisayarımı da alıp, balkona yani bizim evin terasına çıktığımda güzel havayı içime çekmiştim. Demirliklerin oraya gittiğimde, İstanbul'un güzel manzarasını izlemeye başlamıştım. O sırada, bilgisayarımdan bir ses gelmişti. Heyecanla arkamı döndüm ve oraya doğru ilerlemeye başlamıştım, rüzgar kısa saçlarımı yüzüme savurup duruyordu. Heyecan içinde bilgisayarın karşısına oturdum ve sonuca tıkladım ; "Sevgili, Damla Aksoy. İşe alındınız, yarın saat 17:00'da iş yemeğiniz olacaktır... Sevgiler ve saygılar... Seher Çiçek BAKICI KİTABI

More details
WpActionLinkContent Guidelines