STAJER
  • WpView
    Membaca 21
  • WpVote
    Vote 1
  • WpPart
    Bab 1
WpMetadataReadBersambung
WpMetadataNoticePublikasi terakhir Kam, Jun 27, 2019
... Buz gibi olmuş çayı alıp lavaboya boşalttım. Üşümüştüm . Üzerime aldığım şala sıkı sıkı sarınıp bir bardak sıcak çikolata ile dışarıyı izlemek için pencereye doğru adımlarımı yönelttim . Ayağımdaki açık mavi sahil temalı terlikler ahşap zeminde gıcırtı sesleri çıkarıyordu. Nihayet pencerenin yanına varıp yumuşak ve kahve kokulu sandalyeme oturup dışarıyı seyredaldım . Şehir hayatı bütün coşkunluğu , yoruculuğu, keşmekeşi ve telaşıyla insanların bütün enerjisini çekip alan karanlık bir yaratık gibiydi. Dışarıya bakmak bile beni yormuştu. Oysa büyük bir şehre gelirken ne düşünüyordum ki . Elimde bir valiz , dilimde yazılmak için bekleyen birkaç şarkı sözü . İşte 2 valiz ve bir kol çantasıyla tüm şehri fethedecekmiş gibi hisseden bir aptal . Tabii havalimanında böyle düşünmüyordum. ...
Seluruh Hak Cipta Dilindungi Undang-Undang
#35
arkadaşlar
WpChevronRight
Bergabunglah dengan komunitas bercerita terbesarDapatkan rekomendasi cerita yang dipersonalisasi, simpan cerita favoritmu ke perpustakaan, dan berikan komentar serta vote untuk membangun komunitasmu.
Illustration

anda mungkin juga menyukai

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • Sessiz Yemin
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Karven
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabinda hem Gercek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım. ​Evden dışarıya çıktığım günleri toplasam bir ayı geçmez. "Peki nasıl okula gidiyorsun?" diye sorabilirsiniz. Mithat Yel çok zengin biriydi ve öğretmenleri buraya, bu dağ başındaki malikaneye getiriyordu. Doğduğumdan beri bu ıssız, gözlerden uzak yerde yaşıyordum. Bu altın kafesten kurtulmak için 15 yaşımdan bu yana tam üç kez kaçmaya çalıştım. Ve her yakaladığında, karşılığını misliyle, hatta fazlasıyla verdi. ​Ama bu dördüncü denememdi. Ve bu sefer, geri dönm

Detail lengkap
WpActionLinkPanduan Muatan