Her şey bir kavga ile başladı. Beni evden kovduğu anda pılımı pırtmı alıp çıkmıştım evden. Nereye gideceğimi de bilmiyordum. Saatlerce kilometrelerce yürüdüm ama bir yere varamadım.
En sonun da bir ormanlığa daldım. Korkuyordum. Çünkü nerede olduğumu asla ve asla bilmiyordum.
Çalıların arasından bir hışırtı sesi geldi. İrkilerek arkamı döndüm. Kalbim delicesine atıyordu. "Hey ne yapıyorsun orada?" dedi birisi. yavaşça sağıma döndüm. elinde kocaman tüfeği olan ve beyazlara bürünmüş bir adam vardı. Anlaşılan bu bir Askerdi...