Ne zaman bu kadar dibe battığımı bilmiyorum ama bildiğim tek bir şey vardı; bu dünyadaki yalancı Tanrıça'yı öldürmek.
Kendime gelmeye başladığım esnada, bu dünyaya nasıl sürüklendiğimi düşünmeye başladım. Sıradan birisiydim. Sıradan hayatı olan, sıradan biri... Sadece lanet bir geçitten geçmiştim o kadar.
O geçit, beni bu cehenneme sürükleyen İblisin kapısıydı.
Şimdi ise başka bir evrende iblislerle savaşan bir kahramanım. Daha doğrusu öyleydim. Sözde kahraman... Sevilmeyen kahraman...
Kılıcımı kınına sokup mührü etkinleştirince, bilincim yerine gelmişti. Bileğimdeki leke, neredeyse kolumun tamamını kaplamıştı. Sanırım bu dünyadaki iblis, amacına yavaş yavaş ulaşıyordu.
Arkama dönüp etrafa bakındığım sırada, tüm bölgenin kana bulanmış olduğunu görüyordum. Bir katliam yaşanmıştı ve bu katliamın sorumlusu da bendim.
İblislere karşı korumam gereken bu dünyayı, kendi ellerimle yokediyordum. İçimdeki dinmek bilmeyen öfkem ile kafamın içinde susmak bilmeyen sesler, beni bu deliliğe sürüklemişti. Bu günâhın tek bir sorumlusu vardı; yalancı Tanrıça Adelf.
İsmim Eren. Bu dünyaya sürüklenen 13 kahramandan birisiyim, daha doğrusu öyleydim.
................................
Yerde, kanlar içinde yüzüstü bir şekilde yatan yaralı askerin yanına gittim. Ardından sırtına basarak kanatlarını sıkıca kavrayıp, tüm gücümle kendime doğru çekmeye başladım. Asker, acı ile inleyip çığlık atarken, kopan kanatlarını bir kenara fırlattım. Ayağımı, askerin sırtından çekmiş, onun yüzünü görebilmek için yere doğru çöktüğümde;
" Tanrıça Adelf'e haber ver. Günahlarının bedelini ödeme vakti geldi. Şimdi katliam zamanı ! " dedim, kana susamış gözlerimle.
| We're in this together, always | Stranger Things
87 parts Ongoing
87 parts
Ongoing
"...Biz birlikteyiz. Her zaman öyleydik. Ve ne olursa olsun birlikte olmaya devam edeceğiz... Bu işte birlikteyiz."
Gülümsediğinde hafifçe gözlerim doldu.
"Bu işte birlikteyiz.."
<<^>><<^>><<^>><<^>><<^>>
since november 3, 2024.