Ütopya'ya Dokuz Adım

Ütopya'ya Dokuz Adım

  • WpView
    Reads 9,463
  • WpVote
    Votes 554
  • WpPart
    Parts 50
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Aug 17, 2015
Bu en karanlık anda bile birbirine tutunmanın hikayesiydi. İmkansız aşkın, sonsuz arkadaşlığın, ayrılsalar bile kopmayan bağın... Kaybettiklerimiz ve bir daha göremeyeceklerimiz adına.... ∞∞∞ "İnanmadığım bir şeyi nasıl yaşayabilirim?" "İşte tüm hikaye buydu. Ben gerçek aşkı arıyordum, o ise aşka inanmıyordu." "Beni aşka inandır bücürüm." ◆◆◆◆ Ben Alt dünyadanım yani Distopya. Çok saçma değil mi? Üst dünya yani Ütopya düşünülebilecek en güzel yer. Alt dünya yani Distopya ise Ütopya tarafından yönetilen yer. İşin ilginç tarafı Alt ve Üst tabirleri gerçek çünkü bu iki dünya ters bir şekilde yani üst üste duruyor. ↓↑↓↑↓↑↓↑↓ Oldukça sıradan bir okulda özel bir sınıfa gidiyorum. Neden mi özel? Zamanla anlayacaksın. Sınıfımızda iki grup var Empatlar ve Kinezistler. Peki sınıfımızın toplanma amacı mı ne? Distopya ve Ütopya kavramını kaldırmak, Distopya'yı Ütopya'nın egemenliğinden kurtarmak. Nasıl mı olacak? Tek bir yöntem var oda savaş. Bu bizim savaşımız. Hepimizin savaşı. Ama bizim dünyalarımızda karşımıza neler çıkacağını asla tahmin edemezsiniz... ∞∞∞ Acaba bizim dokuz yetenekli, yeteneklerini kontrol edebilecek mi? Peki ya arkadaşlık ve aşk?
All Rights Reserved
#51
özelgüçler
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  • KORDELYA
  • FIRTINA ZAMANI
  • Kanlı Lordun Gelini
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ +18-Tamamlandı-
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KIZIL GECE

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines