Kaçan Kovalanır

Kaçan Kovalanır

  • WpView
    Reads 4,604
  • WpVote
    Votes 569
  • WpPart
    Parts 40
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Jun 26, 2020
Nefretle başlayan aşklara inanılmaz normalde ama... bu kitapla fikriniz değişebilir. .... Yerime oturacekken Kerem ile göz göze geldik.Ona gözlerimi küçültüp küçük bir sırıtma yaptım.O da bana aynısını yaptı.Çok komikti ... Tabana kuvvet merdivenlere koştum. Tosttan bi ısırık alıp yoldaki birine verdim. Arkadan ayak sesleri geliyordu. Gördüğüm ilk sınıfa daldım ve kapıyı kapattım. Arkamdan biri şapkamı aldı. Arkamı dönünce Keremle burun buruna geldim. "Yine başını ne belaya soktun?" Sessizlik. Ta ki kapı çalana kadar. Batuhan kapıyı yumrukluyordu. Kereme yalvaran gözlerle baktım. Batuhan kapıyı tekmeliyordu. Kerem şapkayı bana attı, beni de kapının arkasına itti ve kapıyı açtı. Kapı ile duvar arasındaydım. Nefesimi tutmuştum. "Nerde o?" Kerem sırıttı. "Sakin Batu kim nerede?" "Bak Kerem eğer bana yalan söy-" "Benle senin arana kim girebilir ki?" Yani ben ikisinin arasına mı girmiştim.
All Rights Reserved
#120
ela
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • RUH-U REVAN (Askıda)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines