GÖLGE OYUNLARI

GÖLGE OYUNLARI

  • WpView
    LECTURES 607,741
  • WpVote
    Votes 18,453
  • WpPart
    Chapitres 32
WpMetadataReadContenu pour adultesEn cours d'écriture
WpMetadataNoticeDernière publication sam., mars 30, 2024
#aksiyon 1 Karanlık kör bir kuyu gibi, Tenimde cehennemin alevi... Bir aşk ne kadar karanlık olabilir? Korkunun karşısında karanlığın kanatları altında nasıl nefeslenebilir? Denizi gözlerine hapsetmiş olan adam gözlerime baktığında elleri yanaklarıma tutundu. Dudakları dudaklarımı bulduğunda bedenimi sertçe bedenine bastırdı. Tenim alev aldı. Uğursuz rüzgar esti, bedenimde asılı ruhum sallandı. Zihnimin keskin kıyılarına çarpan soğuk sular yükseldi. Deniz taştı. Cehennem harladı. Sular aktı. Ne cehennem söndü ne de soğuk su yandı. Geri çekildiğinde aynı bakışı yeniden gözlerime baktı. "Anlasana Yılmazer. Alev o minik kalbinde çaktı ama beni yaktı." Kurgu ve kitap tarafıma ait olup çalınması durumunda yasal işlem başlatılacaktır. Kitapta kurum ve kuruluş ve mekanlar tamamen hayal ürünüdür.
Tous Droits Réservés
Rejoignez la plus grande communauté de conteursObtiens des recommandations personnalisées d'histoires, enregistre tes préférées dans ta bibliothèque, commente et vote pour développer ta communauté.
Illustration

Vous aimerez aussi

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Halısaha |texting
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Vatan Uğruna
  • Karven
  • HEKİMOĞLU | Köy - Zoraki Evlilik
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailme konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

Plus d’Infos
WpActionLinkDirectives de Contenu