Dün gece öyle bir kadının boynunda uyuya kaldım ki o an ki huzur hayatımda ki tüm acıları silip attı."
Kurduğu cümleyle eğik olan başımı kaldırıp ona baktım. Normal de berrak olan gözleri şimdi tüm kahinatı hapsetmiş gibiydi. Sertçe yutkunup , gözlerine bakmaya devam ettim. Sesimin titrememesi için , içten içe dua ediyordum..
"Nasıl bir kadının boynunda uyuya kaldın?"
Tekrar tekrar aşık olucağım gülümsemesiyle gülümsedi.
"Varlığı, her derdimi unutturan bir kadının boynunda uyuya kaldım..."
Gözlerimde ki yıldızlar tek tek yerçekiminin etkisi altına girip tenimden süzülmeye başladı. Ağladığımı gördüğü zaman yerinden hızla kalkıp yanıma gelip, oturdu. Başımı ğöğsüne dayayıp elimi kalbinin üzerine koydum. Kalbi çok hızlı atıyordu. Siyah, omuz hizzasında olan saçlarımı okşuyordu. Neden ağladığımı bilmiyorum. Herzaman beni sevdiğini hissettirir, kalbime dokunurdu. Ama bu seferki sanırım kalbime değil, ruhuma, kimsenin ulaşamadığı , dokunamadığı kuytu köşelere dokundu.
Derin bir nefes alıp kendimi sakinleştirmeye çalıştım.
"Sevme böyle, kıskanır kimsesizler..." Cümlemi bitirmemle başımın üzerine sıcak bir öpücük kondurdu.